Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3 Temmuz 2026 tarihinde haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında aylık bazda yüzde 2,31, yıllık bazda ise yüzde 41,85 olarak gerçekleşti. Piyasa beklentileri aylık enflasyon için yüzde 2,10, yıllık enflasyon için ise yüzde 41,50 seviyesindeydi. Böylece gerçekleşen oranlar, beklentilerin hafif üzerinde oldu.
Yıllık enflasyonda düşüş eğilimi sürüyor
Yıllık enflasyon, bir önceki ay olan mayısta yüzde 43,21 seviyesindeydi. Haziranda kaydedilen yüzde 41,85 ile enflasyonun düşüş eğilimini koruduğu görülüyor. Ancak bu düşüş, Merkez Bankası'nın yıl sonu hedefi olan yüzde 30'un oldukça üzerinde. Özellikle gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, enflasyondaki gerilemeyi sınırlayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Aylık enflasyonun ana bileşenleri
TÜİK verilerine göre, haziran ayında en yüksek aylık artış yüzde 4,12 ile ulaştırma grubunda yaşandı. Bunu yüzde 3,45 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 2,98 ile ev eşyası grubu izledi. Sağlık grubunda ise yüzde 1,12 ile en düşük artış kaydedildi. Öte yandan, giyim ve ayakkabı grubunda mevsimsel etkilerle yüzde 0,45 oranında düşüş görüldü.
Piyasa beklentileri ve Merkez Bankası'nın politikaları
Merkez Bankası'nın mayıs ayında politika faizini yüzde 45'ten yüzde 42,5'e indirmesinin ardından, haziran enflasyonunun bu kararın etkisini yansıtması bekleniyordu. Ancak enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, faiz indirimlerinin devamı konusunda belirsizlik yaratıyor. Ekonomistler, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede ihtiyatlı bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle kur geçişkenliği ve talep enflasyonu, risk faktörleri arasında sayılıyor.
Sektörel değerlendirme
Enflasyon verileri, özellikle dar gelirli vatandaşların alım gücü üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Gıda enflasyonunun yüksek seyretmesi, temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırıyor. Öte yandan, yüksek enflasyon ortamında kira artışları da gündemdeki yerini koruyor. Enflasyonun yıl sonuna doğru kademeli olarak düşmesi beklenirken, küresel emtia fiyatları ve jeopolitik gelişmeler bu öngörüleri etkileyebilecek ana unsurlar olarak izleniyor.
Bağımsız değerlendirme
Haziran enflasyonu, enflasyonla mücadelede mesafe alındığını gösterse de henüz istenen seviyelere gelinmediğini ortaya koyuyor. Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını sürdürme kararlılığı, önümüzdeki aylarda enflasyonun daha da gerilemesine katkı sağlayabilir. Ancak yapısal reformların hayata geçirilmemesi durumunda, enflasyonun kalıcı olarak düşük seviyelere inmesi zor görünüyor. Bu noktada, maliye politikası ile para politikası arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.