Körfez bölgesi, ABD ile İran arasında artan askeri gerginlik nedeniyle yeniden diken üstünde. ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere ateş açmasına misilleme olarak Keşm ve Siri adalarına hava saldırıları düzenledi. İran ise bölgedeki Amerikan üslerine füze saldırılarıyla karşılık verdi. Taraflar arasında doğrudan çatışma riski, uluslararası toplumda endişeye yol açıyor.
Saldırıların Perde Arkası
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, operasyon İran Devrim Muhafızları'na ait deniz unsurlarının Hürmüz Boğazı'nda uluslararası ticareti tehdit etmesi üzerine başlatıldı. Amerikan güçleri, Keşm Adası'ndaki üsler ile Siri Adası'ndaki radar ve füze mevzilerini vurdu. Operasyonun sivil kayıplara yol açmadığı belirtildi. İran ise saldırıya karşılık olarak Bahreyn'deki ABD Deniz Üssü ve Katar'daki El-Udeid Hava Üssü'ne balistik füzeler fırlattı. İran devlet televizyonu, saldırıların sınırlı hasara yol açtığını ve misillemenin devam edeceğini duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Olayların ardından ham petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde yükselirken, hisse senetlerinde satış baskısı yaşandı. Suudi Arabistan ve BAE, tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu. Türkiye, gerilimin bir an önce sona ermesini temenni ederek diyalog çağrısı yaptı. Rusya, ABD'nin saldırısını kınarken, Çin itidal çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı. Uzmanlar, İran'ın Boğaz'ı tamamen kapatması halinde küresel enerji arzının ciddi şekilde etkileneceği uyarısında bulunuyor. Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine ev sahipliği yapıyor.
Tarihsel Arka Plan ve Değerlendirme
ABD ve İran arasındaki gerilim, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesiyle tırmanışa geçmişti. İran, ekonomik yaptırımların ardından uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmış, Körfez'deki tankerlere el koyma gibi eylemlerle misillemelerde bulunmuştu. Bu son gelişmeler, taraflar arasında savaş senaryolarını yeniden gündeme getirdi. Bağımsız analistler, her iki tarafın da doğrudan bir savaştan kaçınmaya çalıştığını ancak bu tür sınırlı çatışmaların kontrolden çıkma riski taşıdığını belirtiyor. Diplomasi masasının henüz tamamen terk edilmediği, ancak ateşkes için uluslararası arabuluculuk çabalarının kritik önemde olduğu vurgulanıyor.