Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı sonrası gündeme gelen köprü ve otoyol özelleştirmesi tartışmalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu varlıkların mülkiyetinin devlette kaldığı, yapılacak işlemin satış değil, belirli süreyle işletme hakkının devri olduğu vurgulandı. Karar, 7 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
ÖİB: Mülkiyet Devlette Kalacak
ÖİB'den yapılan açıklamada, "Köprü ve otoyolların satıldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu varlıkların mülkiyeti devlette kalmaya devam edecek, yalnızca işletme hakkı belirli bir süre için devredilecektir" denildi. Açıklamada, bu yöntemin dünyada yaygın olarak kullanılan bir kamu-özel işbirliği modeli olduğu ve altyapı yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığı belirtildi.
Özelleştirme kapsamına alınan varlıklar arasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu ve Çanakkale 1915 Köprüsü gibi stratejik öneme sahip projeler bulunuyor. Bu projelerin toplam değerinin 20 milyar doları aştığı tahmin ediliyor.
İşletme Hakkı Devri Ne Anlama Geliyor?
İşletme hakkı devri modeli, kamu varlıklarının mülkiyetinin devlette kalması koşuluyla, belirli bir süre boyunca özel sektör tarafından işletilmesini öngörüyor. Bu modelde, devlet hem mülkiyet hakkını koruyor hem de işletme gelirlerinden pay alıyor. Uzmanlar, bu yöntemin kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağladığını ve altyapı hizmetlerinin kalitesini artırdığını belirtiyor.
Daha önce benzer şekilde, 2013 yılında İstanbul Boğaz Köprüleri ve otoyolların işletme hakkı 25 yıl süreyle devredilmişti. Ancak o dönemde de benzer tartışmalar yaşanmış, kamuoyu mülkiyetin devredileceği endişesini taşımıştı. ÖİB, o dönemde de mülkiyetin devlette kaldığını açıklamıştı.
Muhalefetten Eleştiriler
Karara yönelik muhalefet partilerinden eleştiriler geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı, yaptığı açıklamada, "Köprü ve otoyolların işletme hakkının devri, uzun vadede kamu yararına aykırı sonuçlar doğurabilir. Bu varlıklar milletin ortak malıdır ve satılması söz konusu olamaz" dedi. İYİ Parti cephesinden ise, "Şeffaf bir ihale süreci işletilmediği takdirde, bu devirler kamu kaynaklarının heba edilmesine yol açar" şeklinde bir açıklama yapıldı.
ÖİB, eleştirilere yanıt olarak, "Tüm süreçler şeffaf ve rekabetçi bir şekilde yürütülecek, kamuoyu düzenli olarak bilgilendirilecektir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, işletme hakkı devri sonucunda elde edilecek gelirin, yeni altyapı projelerinin finansmanında kullanılacağı belirtildi.
Ekonomistler Ne Diyor?
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ekonomistler, işletme hakkı devrinin kısa vadede kamuya nakit girişi sağlayacağını, ancak uzun vadede gelir kaybına yol açabileceğini ifade ediyor. Prof. Dr. Ahmet K., "Bu tür devirler, bütçe açığını kapatmak için kısa vadeli bir çözüm olabilir. Ancak, gelecekteki gelirlerden feragat edilmesi anlamına gelir. Yine de mülkiyetin devlette kalması, stratejik kontrolün korunması açısından olumludur" dedi.
Bir diğer uzman ise, "Dünyada benzer uygulamalar var. Önemli olan, sözleşme koşullarının kamu yararını gözetmesi ve denetimin etkin yapılmasıdır" diye konuştu. ÖİB, işletme hakkı devri için önümüzdeki aylarda ihale sürecini başlatmayı planlıyor. Sürecin 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Sonuç ve Beklentiler
Köprü ve otoyolların işletme hakkının devri, Türkiye'nin altyapı yatırımlarının finansmanında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak, kamuoyunun ve muhalefetin hassasiyetleri göz önüne alındığında, sürecin şeffaf yönetilmesi ve kamu yararının korunması büyük önem taşıyor. ÖİB'nin açıklamaları, mülkiyetin devlette kalacağı yönünde güvence verse de, uygulamanın nasıl şekilleneceği ve denetim mekanizmalarının ne kadar etkili olacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.