Bilecik'te geçen yıl etkili olan don nedeniyle neredeyse hiç ürün alınamayan kiraz bahçeleri, bu yıl adeta patlama yaptı. Türkiye'nin en erken kiraz yetişen ikinci ilinde rekolte yüzleri güldürürken, tarlada kilogramı 20 liradan başlayan fiyatlar markette 300 liraya kadar çıkıyor. Üretici bu yılki bolluktan memnun, ancak aracıların yüksek kâr marjı tüketiciyi zorluyor.
Don vurmuştu, şimdi bereket var
Geçen yıl Nisan ayında yaşanan ani sıcaklık düşüşü, Bilecik'teki kiraz ağaçlarının çiçeklerini dondurmuş ve neredeyse hiç ürün alınamamıştı. Bu yıl ise hava koşullarının ideal gitmesi sayesinde ağaçlar bol meyve verdi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, bu sezon kiraz üretiminin geçen yıla göre yüzde 300 arttığı belirtiliyor. Üreticiler, özellikle Napolyon ve 0900 Ziraat cinsi kirazlarda kalitenin de yüksek olduğunu vurguluyor.
Tarladan markete fiyat makası
Tarlada kirazın kilogram fiyatı 20-25 lira arasında seyrederken, İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerdeki marketlerde fiyat 250-300 liraya kadar çıkıyor. Aradaki farkın büyük kısmı aracılar, nakliye ve market kârından kaynaklanıyor. Bilecik Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Yılmaz, “Üretici kazanıyor gibi görünse de asıl kârı aracılar alıyor. Biz tarlada 20 liraya satıyoruz, tüketici 300 liraya alıyor. Bu makas daraltılmalı” dedi.
- Geçen yıl don nedeniyle neredeyse sıfır olan rekolte bu yıl 50 bin tona yaklaştı.
- Kirazın büyük bölümü Avrupa ve Rusya'ya ihraç ediliyor.
- İç piyasada fiyatların mayıs sonuna kadar yüksek kalması bekleniyor.
Üretici umutlu, tüketici tedirgin
Bilecik'te kiraz üreticileri bu yılki bolluktan memnun. Ancak geçen yılki don felaketinin bir daha yaşanmaması için sigorta ve destekleme sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Tüketici cephesinde ise market fiyatları tepki çekiyor. Tüketici dernekleri, fiyat makasının daraltılması için Tarım Kredi Kooperatifleri ve hal yasasının devreye sokulmasını talep ediyor.
Bu yılki rekolte, kirazın Türkiye ekonomisindeki yerini bir kez daha hatırlatıyor. Tarımda iklim değişikliğine uyum sağlamak ve üretici-tüketici arasındaki fiyat dengesini kurmak, önümüzdeki dönemde politika yapıcıların öncelikli gündemi olmalı. Aksi halde bir yıl hiç ürün alamayan çiftçi, ertesi yıl bereketli günler yaşasa da kazancını tam olarak cebine koyamıyor.