ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka nedeniyle 12 ticari geminin rotasını değiştirmek zorunda kaldığını, 2 geminin ise hizmet dışı bırakıldığını açıkladı. CENTCOM'un resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetlerinin uluslararası sularda ticari gemilere müdahale ettiği belirtilirken, bu durumun bölgedeki deniz ticaretini ciddi şekilde etkilediği vurgulandı. Olay, uluslararası toplumda büyük yankı uyandırırken, ABD ve müttefikleri durumu 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi.
Abluka ve müdahale detayları
CENTCOM'un paylaştığı bilgilere göre, İran unsurları son 48 saat içinde 14 ayrı ticari gemiye yaklaşarak dur ihtarı yaptı. Gemilerden 12'si, İran savaş gemilerinin tehditkar manevraları sonucu rotalarını değiştirerek Güney Afrika üzerinden dolanmayı tercih etti. Kalan 2 gemi ise İran tarafından 'güvenlik ihlali' gerekçesiyle alıkonuldu ve hizmet dışı bırakıldı. CENTCOM, söz konusu gemilerin mürettebatının sağlık durumuna ilişkin henüz bir açıklama yapılmadığını, ancak konsolosluklar aracılığıyla bilgi alınmaya çalışıldığını duyurdu.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'İran'ın bu saldırgan tutumu uluslararası hukukun açık ihlalidir. Deniz ticaretinin güvenliği tüm dünya için hayati önem taşımaktadır.' ifadeleri kullanıldı. ABD, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşımayı değerlendirirken, bölgedeki mevcut savaş gemilerinin sayısını artırdı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'ın abluka girişimi, özellikle petrol taşımacılığını hedef alıyor. Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası. Yaşanan son olaylar, küresel petrol fiyatlarında ani bir yükselişe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı bir günde %3 artarak 95 dolara ulaştı. Uzmanlar, ablukanın sürmesi halinde fiyatların 100 doları aşabileceği uyarısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre, kıyı devletleri karasularında belirli düzenlemeler yapabilse de, uluslararası geçişi engelleme hakkına sahip değil. İran ise bu tür müdahaleleri 'kendi güvenliğini koruma' ve 'yasadışı ticareti önleme' gerekçelerine dayandırıyor. Ancak uluslararası toplum, Tahran yönetiminin bu eylemlerini 'korsanlık' olarak nitelendiriyor.
Olayın ardından Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Körfez ülkeleri, deniz güvenliklerini artırdı. Avrupa Birliği de bir kriz masası kurarak durumu yakından takip ettiğini açıkladı. Türkiye ise bölgedeki ticari gemilerinin durumunu araştırıyor.
Son olarak, CENTCOM, bölgedeki ticari gemilere 'Hürmüz Boğazı'nı geçerken dikkatli olun, İran unsurlarıyla temastan kaçının' uyarısında bulundu. ABD ve müttefiklerinin, deniz güvenliğini sağlamak için Refah Muhafız Operasyonu gibi inisiyatifleri devreye sokabileceği belirtiliyor.
Yaşanan bu gelişme, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin durduğu bir dönemde tansiyonu daha da yükseltiyor. Uzmanlar, bu tür olayların bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiyor.