CHP'den ihraç edilmek istenen Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayış'ın parti yönetimine yönelik sert sözleri sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Kayış, "Başımızı vereceğiz ama baş eğmeyeceğiz" diyerek Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na meydan okudu. Parti içinde disiplin sürecinin başlatıldığı Altaca Kayış'ın bu çıkışı, CHP'deki muhalif kanadın sesini yükselttiği bir döneme denk geldi.
Ne oldu?
Nurhayat Altaca Kayış, Kılıçdaroğlu'nun ihraç etmek istediği milletvekilleri arasında yer alıyor. Parti içi muhalefetin önde gelen isimlerinden olan Kayış, son grup toplantısında yaptığı konuşmayla gündeme geldi. Konuşmasının kısa bir bölümünü sosyal medyada paylaşan Kayış, sözlerinin hızla yayılması üzerine açıklama yapmak zorunda kaldı. "Partimde kalmak için bedel ödemeye hazırım ama onurumdan ödün vermem" ifadelerini kullanan Kayış, disiplin sürecine rağmen geri adım atmayacağını belirtti.
Arka plan
CHP'de son dönemde muhalif milletvekillerinin tasfiyesi tartışmaları yaşanıyor. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, parti disiplinini sağlamak adına adımlar atıldığını savunurken, muhalif kanat bunu "parti içi demokrasinin rafa kaldırılması" olarak yorumluyor. Altaca Kayış, daha önce de parti politikalarını eleştiren konuşmalarıyla biliniyordu. Bursa milletvekili, özellikle yerel seçim stratejileri ve aday belirleme süreçlerinde Kılıçdaroğlu'na muhalif tavrıyla öne çıkmıştı.
CHP tüzüğüne göre, disiplin kuruluna sevk edilen milletvekilleri hakkında ihraç da dahil çeşitli yaptırımlar uygulanabiliyor. Altaca Kayış, şimdilik savunmasını yapmak üzere sürenin verilmesini bekliyor. Parti kulislerinde, Kılıçdaroğlu'nun muhaliflere karşı sert bir tutum izleyerek parti içi disiplini tesis etmek istediği konuşuluyor. Ancak bu hamlenin, tabandaki muhalefeti daha da güçlendirebileceği yorumları yapılıyor.
Nurhayat Altaca Kayış, sözlerinin arkasında durarak parti tabanına mesaj veriyor: "Ben bu partide mücadele etmek için varım. Başımızı vereceğiz ama baş eğmeyeceğiz." Bu sözler, CHP'nin iç çekişmelerinde yeni bir sayfa açarken, siyasetin nabzını tutanlar için kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.