CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında devam eden bir davada tanık olarak gösterdiği basın danışmanı Atakan Sönmez, mahkemede Kılıçdaroğlu'nu suçlayan ifadeler verdi. Kılıçdaroğlu'nun iddialarının aksine, Sönmez kendisine yönelik baskı ve usulsüzlük iddialarında bulundu. Olay, siyasi kulislerde büyük yankı uyandırdı.
Tanık olarak gösterdiği isim iflas etti
CHP'deki kongre sürecinde mahkeme kararıyla genel başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, partideki muhaliflerine karşı hukuki süreç başlatmıştı. Bu süreçte basın danışmanı Atakan Sönmez'i tanık olarak göstermişti. Ancak bugün görülen duruşmada Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun iddialarını doğrulamadığı gibi, tam tersine Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun kendisine baskı yaptığını ve usulsüz talimatlar verdiğini öne sürdü.
Mahkemedeki ifadeler şaşkınlık yarattı
Atakan Sönmez, mahkemede verdiği ifadede, "Kemal Kılıçdaroğlu'nun beni tanık olarak göstermesi, gerçekleri çarpıtmaya yönelik bir girişimdir. Kendisi olayları kendi lehine yorumlamaktadır. Ben burada gerçeği anlatmak zorundayım" dedi. Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun parti içi muhalefeti sindirmek için hukuku kullanmaya çalıştığını savundu. Bu ifadeler, duruşma salonunda şaşkınlıkla karşılandı. Kılıçdaroğlu'nun avukatları ise Sönmez'in ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek itiraz etti.
Olayın ardından CHP içinde tartışmalar alevlendi. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, Sönmez'in muhalif gruplar tarafından yönlendirildiğini iddia ederken, muhalif kanat ise bu ifadelerin Kılıçdaroğlu'nun partideki güvenilirliğini sarstığını savundu. Parti kulislerinde, bu gelişmenin CHP'nin önümüzdeki dönem izleyeceği siyaseti etkileyebileceği konuşuluyor.
CHP'de daha önce de benzer tanık ifadeleri ve karşılıklı suçlamalar yaşanmıştı. Parti içi demokrasi ve adalet kavramlarının sıkça tartışıldığı bu süreçte, tanıkların ifadeleri davaların seyrini değiştirebiliyor. Kılıçdaroğlu'nun başından beri hukuka güvendiğini söylemesine rağmen, bu tür ifadeler parti içi huzursuzluğu artırıyor.
Hukukçular, bir tanığın mahkemede verdiği ifadenin, davanın gidişatını etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle siyasi davalarda tanık ifadeleri kritik öneme sahip. Bu duruşma, CHP'deki iç çekişmelerin hukuk arenasına taşınmasının somut bir örneği olarak kayıtlara geçti. Kılıçdaroğlu'nun bu durum karşısında nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu.