CHP'de mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla yeniden genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu, partide kapsamlı bir tasfiye ve ihraç hareketi başlattı. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun ekibini hedef alarak, "Partiyi pavyon masalarına meze ettiler" ve "Yolsuzluklardan arınacağız" ifadelerini kullandı. Operasyonun sıradaki aşamasının belediyeler olduğu belirtiliyor.
Belediyelere yönelik tasfiye süreci
Kılıçdaroğlu'nun "arınma" olarak nitelendirdiği süreçte, özellikle İstanbul ve Ankara başta olmak üzere CHP'li belediyelerde görev yapan isimler mercek altına alındı. Parti kaynaklarına göre, İmamoğlu'na yakınlığıyla bilinen birçok bürokrat ve belediye yöneticisinin görevden alınması bekleniyor. Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada, "Belediyelerimizde de aynı anlayış hakim. Partimizi ve belediyelerimizi kirli ilişkilerden temizleyeceğiz" dedi.
Hedefteki isimler
Operasyon kapsamında, Özgür Özel'in danışmanları, İmamoğlu'nun yakın çalışma arkadaşları ve bazı belediye şirket yöneticilerinin isimleri geçiyor. Parti içi muhalefetin önde gelen isimlerinden bazıları da disiplin sürecine tabi tutulabilir. Kılıçdaroğlu'nun, “Partiyi pavyon masalarına meze ettiler” sözleriyle hangi isimleri kastettiği merak konusu. CHP kulislerinde, bu sözlerin belediye ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına atıfla söylendiği konuşuluyor.
Kılıçdaroğlu'nun hamleleri, parti içinde yeni bir krize yol açabilir. Özellikle İstanbul ve Ankara'da belediye başkanlarının desteklediği isimlerin hedef alınması, yerel yönetimlerle genel merkez arasında gerilimi artırabilir. CHP'de daha önce de benzer tasfiyeler yaşanmış, ancak bu kez sürecin daha sert geçeceği belirtiliyor.
Bağlam ve değerlendirme
Kılıçdaroğlu'nun “arınma” mesaisi, partinin uzun süredir devam eden iç çekişmelerinin bir yansıması. 2023 genel seçimlerinde alınan yenilgi sonrası başlayan muhalefet hareketi, Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlığa dönmesiyle ivme kazandı. Şimdi ise gözler belediyelerde. Bu operasyonun, CHP'nin 2024 yerel seçimlerine hazırlık sürecinde parti disiplinini sağlama amacı taşıdığı düşünülüyor. Ancak bu hamlelerin partiyi daha da böleceği ve seçmen nezdinde güven kaybına yol açabileceği endişeleri de var. Kılıçdaroğlu'nun elini güçlendiren mahkeme kararı, kısa vadede avantaj sağlasa da, uzun vadede parti içi dinamikleri nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.