KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), kadın üyelerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini ele almak üzere kapsamlı bir kadın kurultayı düzenlemeye hazırlanıyor. Kurultay öncesinde açıklamalarda bulunan KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher, etkinliğin ana gündemini ‘dayatılan güvencesizlik, performans ve bakım emeği kıskacından çıkış yolları’ olarak belirlediklerini ifade etti. Gevher, Türkiye'de her 10 kadından 3'ünün kayıt dışı çalışmaya mahkûm edildiğini vurgulayarak, bu tablonun kadın emeği üzerindeki baskıyı gözler önüne serdiğini kaydetti.
Kurultayın Amacı ve Kapsamı
KESK Kadın Kurultayı, sendikal mücadelede kadınların rolünü güçlendirmek ve karşılaştıkları ayrımcılıklara karşı ortak bir duruş geliştirmek amacıyla toplanacak. Döne Gevher, kurultayda işçi ve memur kadınların yaşadığı sorunların yanı sıra, kamusal hizmetlerin dönüşümünün kadınlar üzerindeki etkilerinin de ele alınacağını belirtti. Özellikle sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler gibi kadın istihdamının yoğun olduğu alanlarda yaşanan taşeronlaştırma ve güvencesiz istihdam uygulamalarının kurultayda masaya yatırılacağını söyledi.
Gevher, "Kamusal hizmetin kamu yararından çok piyasa mantığıyla kurgulanması, sosyal devlet anlayışının tasfiyesi anlamına geliyor. Bu durumdan en çok etkilenen kesim ise hiç kuşkusuz kadınlar." şeklinde konuştu. Kurultayda ayrıca, kadınların sendikalarda daha fazla temsil edilmesi için atılması gereken adımların da tartışılacağını aktaran Gevher, kadın dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kadın Emeğinin Görünmeyen Yükü
KESK Kadın Sekreteri, kadınların iş yaşamında karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin ücretsiz bakım emeği olduğuna dikkat çekti. Gevher, "Kadınlar hem ücretli çalışıyor hem de evde çocuk, yaşlı ve hasta bakımını üstleniyor. Bu durum kadınların iş gücüne katılımını olumsuz etkiliyor ve kariyer gelişimlerini engelliyor. Bakım hizmetlerinin kamusal alanda yetersiz olması, kadınları güvencesiz ve düşük ücretli işlere mahkûm ediyor." dedi.
Performans değerlendirme sistemlerinin kadınlar aleyhine işlediğini savunan Gevher, özellikle doğum izni ve süt izni gibi yasal hakların kullanımının performans cezalarına dönüştürüldüğünü iddia etti. "Kadınların annelik rolleri nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılık, iş yaşamında verimlilik kisvesi altında meşrulaştırılıyor. Bu anlayışla mücadele etmek için toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir çalışma kültürü oluşturulmalıdır." ifadelerini kullandı.
Kayıt Dışılık ve Eşitsizliğin Derinleşmesi
Döne Gevher, açıklamasında kadın emeğinin kayıt dışılıkla olan ilişkisine de değindi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin oldukça gerisinde olduğunu hatırlatan Gevher, her 10 kadından 3'ünün kayıt dışı çalışmak zorunda bırakıldığını söyledi. Bu oranın bazı sektörlerde çok daha yüksek olduğunu belirten Gevher, "Ev eksenli çalışan kadınların neredeyse tamamı kayıt dışı. Bu durum onları sosyal güvenlikten yoksun bırakıyor, emeklilik hakkından mahrum ediyor." dedi.
Kayıt dışı istihdamın kadınları güvence kapsamından uzaklaştırdığına dikkat çeken Gevher, "Güvencesizlik, kadınların iş cinayetlerine ve meslek hastalıklarına karşı korunmasız kalmasına neden oluyor. Pandemi sürecinde bu durum daha da görünür hale geldi." ifadelerini kullandı.
Mücadele Stratejileri ve Beklentiler
KESK Kadın Kurultayı'nda yalnızca sorunların değil, aynı zamanda mücadele stratejilerinin de belirleneceğini aktaran Döne Gevher, kadın dayanışmasını artırmak için çeşitli atölye çalışmaları ve paneller düzenleneceğini söyledi. "Sendikalarda kadın temsiliyetini güçlendirmek, kadın üyelerin taleplerini örgütlü bir şekilde dile getirmek önceliklerimiz arasında. Kadınların sendikal karar mekanizmalarında daha fazla yer alması için gerekli düzenlemeleri hayata geçireceğiz." dedi.
Kurultayda alınacak kararların, önümüzdeki dönemde KESK'in toplu sözleşme ve yasal düzenleme taleplerine de yön vereceğini belirten Gevher, "Kadınların güvenceli çalışması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için mücadelemiz kararlılıkla devam edecek. Bu kurultay, kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak ve politikalar üretmek açısından önemli bir dönüm noktası olacak." şeklinde konuştu.
KESK tarafından düzenlenecek olan kadın kurultayına ilişkin tarih ve yer bilgisi henüz netleşmemiş olsa da, etkinliğin sonbahar aylarında yapılması planlanıyor.
Kadın emeğinin gerek kamusal gerekse özel sektördeki koşullarının iyileştirilmesi, yalnızca sendikal mücadelenin değil, toplumsal refahın da önkoşulu. Kayıt dışılığın yaygınlaşması, bakım hizmetlerinin piyasalaşması ve performans baskısının artması, kadınların aleyhine işleyen bir döngü oluşturuyor. Bu sorunların üstesinden gelmek için güçlü bir kadın dayanışması şart olduğu kadar, politikaların toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle yeniden kurgulanması da elzem. Özellikle kamusal hizmetlerin evrensel ve eşit erişilebilir olması, kadınların çalışma yaşamına eşit koşullarda katılabilmesinin temel güvencesidir.