Antalya'nın Kaş ilçesinde ormanlık bir alanda açılması planlanan mermer ocağı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verildi. Proje sahasının aktif bir tarım alanına yalnızca 4 metre, Pınarcık Deresi'ne ise 274 metre mesafede olduğu belirtilirken, şirket kesilecek ağaç sayısına dair herhangi bir detay paylaşmadı. Bölge halkı ve çevre örgütleri, kararın "hançer saplamak" olduğunu söylüyor.
Proje detayları ve eleştiriler
ÇED Raporu'na göre, mermer ocağı için 33,5 hektarlık alanda işletme yapılması planlanıyor. Bu alanın büyük bölümü orman vasfını taşıyor. Rapor, toplamda 398 adet ağacın kesileceğini öngörse de şirket yetkilileri bu sayının kesinleşmediğini ve sahada yapılacak ölçümlere göre değişebileceğini ifade etti. Çevreciler ise bu belirsizliği eleştirerek, orman ekosistemine verilecek zararın telafi edilemeyeceğini vurguluyor.
Kaş Belediyesi ve çevre dernekleri, projenin tarım ve su kaynakları üzerinde yaratacağı olumsuz etkilere dikkat çekiyor. Pınarcık Deresi'nin bölgenin önemli su kaynaklarından biri olduğu ve ocağın faaliyete geçmesiyle derenin kirlenme riski taşıdığı belirtiliyor. Ayrıca proje sahasının seracılık yapılan tarım arazilerine sadece 4 metre mesafede olması, toz ve gürültü kirliliğinin ürünlere zarar verebileceği endişesini doğuruyor.
ÇED süreci ve hukuki boyut
ÇED olumlu kararı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15 Mart 2025 tarihinde onaylandı. Karar, 10 günlük itiraz sürecinin ardından yürürlüğe girdi. Çevre örgütleri, kararın iptali için dava açmaya hazırlanıyor. Avukatlar, ÇED raporunda eksik inceleme yapıldığını, özellikle su kaynakları ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerin yeterince değerlendirilmediğini savunuyor.
Bölge halkı, daha önce benzer projelerin çevre felaketlerine yol açtığını hatırlatarak, yetkilileri kararı geri çekmeye çağırıyor. Kaş'ta turizm ve tarımın başlıca geçim kaynağı olduğu, mermer ocağının bu sektörleri olumsuz etkileyeceği belirtiliyor.
Mermer ocağının işletilmesi halinde yılda 100 bin ton mermer üretilmesi hedefleniyor. Şirket, ocaktan çıkan atık malzemenin bertarafı için bir depolama alanı da oluşturacak. Ancak çevreciler, atık depolama alanının da ormanlık bölgeye kurulacağını ve bu durumun ek tahribata yol açacağını dile getiriyor.
Konuyla ilgili olarak Kaş Kaymakamlığı, projenin yasal prosedürlere uygun olduğunu ve gerekli önlemlerin alınacağını açıkladı. Ancak kamuoyunda, özellikle ağaç kesimi konusundaki belirsizlik, projeye olan güveni zedeliyor. Şirket yetkilileri, kesilecek ağaç sayısının sahada yapılacak detaylı envanter sonucu netleşeceğini ve bu sayının mümkün olduğunca düşük tutulacağını ifade ediyor.
Kaş'taki bu gelişme, Türkiye'de madencilik faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Çevre örgütleri, benzer projelerin sayısının arttığını ve bu durumun orman varlığını tehdit ettiğini belirtiyor. Öte yandan, maden sektörü temsilcileri, ülke ekonomisine katkı sağlayan bu yatırımların çevre hassasiyetiyle dengelenmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, Kaş'taki mermer ocağı projesi, çevre koruma ile ekonomik kalkınma arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Hukuki süreçlerin nasıl sonuçlanacağı ve projenin hayata geçip geçmeyeceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.