Şanlıurfa'nın AKP'li Haliliye Belediyesi, TBMM Başkanvekili ve AKP Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ onuruna düzenlediği iftar yemeği için 960 bin lira harcadı. Belediye Meclisi'nde onaylanan harcama, kentteki ekonomik kriz ve artan yoksulluk nedeniyle vatandaşların kent lokantalarında ucuz yemek için kuyruk oluşturduğu bir dönemde gündeme geldi.
İftar menüsü ve harcama kalemleri
Haliliye Belediye Meclisi'nin Nisan ayı toplantısında kabul edilen harcama kalemlerine göre, iftar yemeği için 960 bin lira ayrıldı. Yemeğin ana kalemini oluşturan et ve tavuk ürünleri için 300 bin lira, pilav, çorba ve salata gibi yardımcı malzemeler için 200 bin lira, personel ve hizmet bedeli olarak ise 250 bin lira ödendi. Ayrıca çadır, masa, sandalye kiralama ve dekorasyon için 150 bin lira, ikramlık ve içecekler için 60 bin lira harcandığı belirtildi.
Vatandaşın kent lokantası kuyruğu
Haliliye Belediyesi'nin ramazan ayı boyunca düzenlediği iftar programları kapsamında sadece bu özel yemek değil, onlarca farklı noktada toplu iftarlar da organize edildi. Ancak belediyenin şehir merkezinde işlettiği kent lokantalarında 4 çeşit yemek 40 liraya satılırken, vatandaşlar saatlerce kuyruk beklemek zorunda kalıyor. Şanlıurfa'da işsizlik ve yoksulluk oranlarının yüksek seyretmesi, belediyenin bu tür lüks harcamalarına yönelik eleştirileri artırıyor.
Muhalefetten sert tepki
CHP Şanlıurfa İl Başkanlığı, yapılan harcamayı “israf” olarak nitelendirerek belediye hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. CHP'li meclis üyeleri, belediye bütçesinin şeffaf olmadığını ve kaynakların halkın ihtiyaçlarına değil, siyasi rant dağıtımına ayrıldığını öne sürdü. İYİ Parti ve DEM Parti yetkilileri de benzer açıklamalarla belediyeyi kınadı. AKP cephesinden ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Benzer tartışmalar geçmişte de vardı
Geçtiğimiz yıllarda AKP'li belediyelerin lüks iftar yemekleri ve protokol ağırlamaları sık sık gündeme gelmişti. Özellikle büyükşehir belediyelerinin on binlerce lira harcadığı iftar sofraları, sosyal medyada sıkça eleştirilmişti.
960 bin liralık iftar, Türkiye'deki gelir adaletsizliği ve belediye kaynaklarının kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ekonomik zorluklar altında ezilen vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiği bir dönemde, bu tür harcamaların kamu vicdanında yarattığı rahatsızlık büyük. Yerel yönetimlerin önceliklerini yeniden gözden geçirmesi ve halkın refahına odaklanması gerektiği açıktır.