Karadeniz'de Türk işletmeli iki ticari geminin iki gün üst üste dron saldırısına uğraması Ankara'yı harekete geçirdi. Lider Bordo Mavi'nin ardından gemiyi çekmek için bölgeye gönderilen L Kocatepe'nin de vurulması üzerine Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Celal, Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Saldırılar, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki ticari güvenliğe etkisini yeniden gündeme getirdi.
Saldırıların detayları
İlk saldırı, 24 Mart'ta Lider Bordo Mavi isimli kuru yük gemisine yapıldı. Gemi, Ukrayna'nın Izmail limanından ayrıldıktan sonra Karadeniz'in batı kesiminde seyrederken bir deniz dronu tarafından hedef alındı. Olayda can kaybı yaşanmazken, gemide maddi hasar oluştu. Türk yetkililer, geminin güvenli bir limana çekilmesi için L Kocatepe isimli römorkörü bölgeye gönderdi. Ancak ertesi gün, 25 Mart'ta L Kocatepe de benzer bir saldırıya maruz kaldı. Römorkörün de vurulması üzerine iki mürettebat yaralı olarak kurtarıldı.
Diplomatik kriz büyüyor
Saldırıların ardından Türkiye, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Celal'i Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Görüşmede, uluslararası hukuka aykırı bu saldırıların kabul edilemez olduğu ve Karadeniz'deki ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Türkiye, daha önce de Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması için arabuluculuk yapmış ancak Rusya anlaşmadan çekilmişti. Uzmanlar, bu saldırıların tahıl koridoru görüşmelerini olumsuz etkileyebileceği görüşünde.
Bölgede artan risk
Karadeniz, savaşın başlangıcından bu yana hem askeri hem ticari gemiler için yüksek risk taşıyor. Ukrayna, Rusya'nın limanlarına yönelik dron saldırıları düzenlerken, Rusya da Ukrayna'ya giden bazı gemileri hedef alıyor. Ancak Türk gemilerinin hedef alınması, tarafsız ticaretin de artık güvende olmadığını gösteriyor. Deniz ticareti uzmanları, bu tür olayların sigorta primlerini artırdığını ve bölgedeki nakliye maliyetlerini yükselttiğini belirtiyor.
Türkiye'nin tutumu ve uluslararası hukuk
Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereği savaşan tarafların savaş gemilerinin boğazlardan geçişine izin vermiyor. Ancak ticari gemiler, savaşta bile serbest geçiş hakkına sahip. Saldırılar, bu hakkın ihlali anlamına geliyor. Türk hükümeti, hem Ukrayna hem Rusya ile diyaloğunu sürdürüyor ve tansiyonun düşürülmesi için çaba sarf ediyor. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Türk bayraklı veya Türk işletmeli gemilere yönelik her türlü saldırı, uluslararası hukukun açık ihlalidir. Bu tür eylemlerden kaçınılmalıdır" ifadeleri kullanıldı.
Sonuç ve değerlendirme
Bu saldırılar, Karadeniz'in bir çatışma bölgesine dönüşme riskini artırıyor. Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına rağmen, taraflar arasındaki güven eksikliği sürüyor. Sivillerin ve ticari gemilerin hedef alınması, savaşın yıkıcı etkisini denizlere de taşıyor. Uluslararası toplumun bu tür saldırıları kınaması ve caydırıcı önlemler alması gerekiyor. Türkiye'nin bölgedeki insani ve ekonomik çıkarlarını korumak için daha güçlü diplomatik girişimlerde bulunması muhtemel.