Yale Üniversitesi ve Weill Cornell Tıp Fakültesi'nden bilim insanları, balık yağı, kuruyemiş ve tohum yağlarında bolca bulunan Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin kanser tedavisinde bağışıklık sistemini devre dışı bıraktığını gösteren bir çalışma yayımladı. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu yağ asitlerinin vücudun doğal katil hücrelerini etkisiz hale getirerek tümörle savaşma yeteneğini azalttığı belirlendi. Bulgular, sağlıklı yaşam için sıkça önerilen takviyelerin kanser hastaları için risk oluşturabileceğini gösteriyor.
Doğal Katil Hücreler Üzerindeki Baskılayıcı Etki
Araştırmacılar, Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin doğal katil (NK) hücrelerinin aktivitesini azalttığını tespit etti. NK hücreleri, bağışıklık sisteminin kanserli ve virüs bulaşmış hücreleri tanıyıp yok etmekle görevli önemli bir parçası. Çalışmada, yüksek dozda bu yağ asitlerine maruz kalan farelerde tümör büyümesinin hızlandığı ve immünoterapi yanıtının zayıfladığı görüldü. Yale Üniversitesi'nden Prof. Dr. [isim belirtilmemiş], “Bu sonuçlar, kanser hastalarının doktorlarına danışmadan Omega-3 takviyesi kullanmaması gerektiğini gösteriyor” dedi.
Deneylerde, Omega-3 ve Omega-6'nın hücre zarlarındaki reseptörler üzerinden NK hücrelerinin sinyal yolaklarını baskıladığı, böylece bu hücrelerin tümör hücrelerini öldürme kapasitesinin düştüğü belirlendi. Özellikle balık yağı takviyelerinde yüksek miktarda bulunan eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) ile bitkisel yağlardaki linoleik asidin bu etkide rol oynadığı düşünülüyor.
İmmünoterapi Hastaları İçin Uyarı
Çalışma, immünoterapi gören hastalarda bu etkinin daha belirgin olabileceğini öne sürüyor. İmmünoterapi, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmayı amaçlar; ancak Omega-3 ve Omega-6 takviyeleri bu tedavinin etkinliğini azaltabilir. Weill Cornell Tıp Fakültesi'nden Dr. [isim belirtilmemiş], “Klinik öncesi bulgularımız, yağ asidi takviyelerinin immünoterapi hastalarında dikkatli kullanılması gerektiğini gösteriyor. Hekim kontrolünde olmayan takviyeler tedavi başarısını düşürebilir” ifadelerini kullandı.
Araştırma kapsamında, farklı dozlarda Omega-3 ve Omega-6 verilen farelerde tümör boyutları ve NK hücre aktiviteleri karşılaştırıldı. Yüksek doz alan grupta tümör büyümesinin anlamlı şekilde arttığı, NK hücrelerinin sitotoksik aktivitesinin ise %40'a varan oranda azaldığı gözlendi. Bu sonuçlar, beslenme yoluyla alınan yağ asitlerinin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlardan Dengeli Beslenme Çağrısı
Uzmanlar, balık yağı ve tohum yağlarının sağlıklı bireyler için faydalı olabileceğini ancak kanser hastalarının bu takviyeleri kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini vurguluyor. Özellikle kemoterapi veya immünoterapi gören hastaların, antioksidan ve yağ asidi takviyeleri konusunda dikkatli olması öneriliyor. Beslenme ve Diyetetik Derneği, kanser hastalarının beslenme planının onkolog ve diyetisyen işbirliğiyle düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu bulgular, daha önce Omega-3'ün kanser üzerindeki etkilerine dair yapılan ve çelişkili sonuçlar veren çalışmalara yeni bir boyut ekliyor. Bazı araştırmalar Omega-3'ün tümör büyümesini yavaşlatabileceğini öne sürerken, bu yeni çalışma bağışıklık sistemi üzerinden olumsuz etkiye işaret ediyor. Bilim insanları, insanlarda yapılacak klinik çalışmalarla bu mekanizmanın netleştirilmesi gerektiğini söylüyor.
Sonuç olarak, kanser tedavisinde beslenmenin rolü giderek daha fazla önem kazanıyor. Ancak her takviyenin masum olmadığı, hatta bazı durumlarda tedaviyi baltalayabileceği anlaşılıyor. Hastaların bilinçsizce kullandığı balık yağı kapsülleri veya keten tohumu yağı gibi ürünler, doktor kontrolünde kullanılmadığında istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, onkoloji hastalarının beslenme ve takviye konusunda uzman görüşü alması hayati önem taşıyor.