Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, kadın sağlığını tehdit eden jinekolojik kanserlerin en önemli dört risk faktörünü açıkladı. HPV enfeksiyonu, obezite, sigara kullanımı ve genetik yatkınlığın altını çizen Çelik, erken tanı yöntemlerinin hayat kurtardığını belirtti. Uzman isim, düzenli tarama ve aşılamanın önemine dikkat çekti.
HPV Enfeksiyonu: En Yaygın Risk Faktörü
Doç. Dr. Engin Çelik, rahim ağzı kanserinin neredeyse tamamından sorumlu olan Human Papilloma Virüsü'nün (HPV) kadın kanserlerindeki en büyük etken olduğunu vurguladı. HPV'nin cinsel yolla bulaşan en sık enfeksiyon olduğunu hatırlatan Çelik, virüsün bazı tiplerinin yüksek riskli olduğunu ve serviks, vajina, vulva ve anüs kanserlerine yol açabildiğini söyledi. HPV aşısının 9-26 yaş arasındaki kız ve erkek çocuklara önerildiğini belirten uzman, aşının kanser önleyici etkisinin altını çizdi. Ayrıca düzenli smear testi ve HPV DNA testi ile erken dönemde değişikliklerin saptanabileceğini ifade etti.
Obezite: Kanser Riskini Artıran Görünmez Tehlike
Obezitenin sadece metabolik bir sorun olmadığını, aynı zamanda endometrium (rahim iç zarı) kanseri başta olmak üzere birçok jinekolojik kanser için bağımsız bir risk faktörü olduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, yağ dokusunun östrojen üretimini artırarak hormonal dengesizliğe yol açtığını açıkladı. Özellikle menopoz sonrası dönemde fazla kilo, endometrium kanseri riskini 2-4 kat artırabiliyor. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle ideal kilonun korunmasının kanser riskini azalttığını vurgulayan Çelik, obezitenin aynı zamanda over (yumurtalık) ve meme kanseriyle de ilişkili olduğunu sözlerine ekledi.
Sigara: Sadece Akciğer Değil, Jinekolojik Kanserleri de Tetikliyor
Sigaranın akciğer kanserinin yanı sıra rahim ağzı, vulva ve over kanserleri için de önemli bir risk faktörü olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Engin Çelik, tütün ürünlerindeki kimyasalların DNA hasarına yol açarak kanser oluşumunu hızlandırdığını belirtti. Sigara içen kadınlarda rahim ağzı kanseri gelişme olasılığının içmeyenlere göre yaklaşık iki kat daha fazla olduğunu ifade eden Çelik, sigarayı bırakmanın sadece kanser değil, genel sağlık için de en etkili adım olduğunu söyledi.
Genetik Yatkınlık: Aile Öyküsü Hayat Kurtarır
Ailede meme, over veya rahim kanseri öyküsü bulunan kadınların genetik danışmanlık alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Çelik, BRCA1 ve BRCA2 gibi gen mutasyonlarının over ve meme kanseri riskini ciddi oranda artırdığını açıkladı. Bu genleri taşıyan kadınlarda risk azaltıcı cerrahi veya ilaç tedavileriyle kanser önlenebiliyor. Aile öyküsünün doktorla paylaşılmasının erken tarama programlarının kişiselleştirilmesinde kritik rol oynadığını vurguladı.
Erken Tanı ve Düzenli Tarama Hayat Kurtarıyor
Jinekolojik kanserlerde erken evrede tanı konulduğunda tedavi başarısının yüzde 90'ların üzerine çıktığını belirten Doç. Dr. Engin Çelik, 21 yaşından itibaren smear testi, 30 yaşından sonra HPV testi ile tarama yapılması gerektiğini söyledi. Ayrıca yıllık jinekolojik muayene, pelvik ultrasonografi ve gerektiğinde CA-125 kan testi ile over kanserinin erken bulgularının saptanabileceğini ifade etti. Menopoz sonrası kanama, anormal vajinal akıntı, karın şişliği gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı.
Kadın kanserlerinden korunmada farkındalık ve düzenli kontrolün önemi büyük. Doç. Dr. Çelik'in uyarıları, HPV aşısı, sağlıklı yaşam tarzı ve genetik danışmanlık gibi koruyucu adımların altını çiziyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de rahim ağzı kanseri tarama programları ücretsiz olarak sunuluyor; ancak katılım oranları hala istenen düzeyde değil. Uzmanlar, her kadının yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçmesini ve tarama testlerini aksatmamasını öneriyor.