Türkiye'de kadın cinayetleri korkunç bir tablo ortaya koyuyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun açıkladığı verilere göre, yılın ilk yedi ayında 175 kadın öldürüldü. Bu cinayetlerin yüzde 12'si, kadınların kendi yaşamlarına ilişkin karar almak istemesi nedeniyle işlendi. Platform temsilcisi Şirin Yalıncakoğlu, "Aile Yılı" politikalarının kadınların yaşamına müdahaleyi artırdığını ve bu durumun cinayetleri tetiklediğini belirtti.
Kadınlar Neden Öldürülüyor?
Platformun raporuna göre, kadınlar en çok boşanma, ekonomik bağımsızlık, kariyer yapma, evlenmeme, sevgili edinme gibi kararlar nedeniyle hedef alınıyor. Veriler, kadınların yaşamlarını özgürce şekillendirme taleplerinin, erkeklerin gözünde "suç" olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Yalıncakoğlu, "Kadınların kendi kararlarını alması, bu toplumda hâlâ kabul edilmiyor. Bu da doğrudan cinayetlere neden oluyor" dedi.
Aile Yılı Politikaları ve Etkileri
Şirin Yalıncakoğlu, hükümetin 2024'ü "Aile Yılı" ilan etmesinin kadınları baskı altına aldığını savundu. Yalıncakoğlu, "Aile Yılı kapsamında yapılan açıklamalar, kadınları ev içindeki geleneksel rollere zorluyor. Bu söylemler, kadınların özgürleşmesini engelliyor ve eril şiddeti meşrulaştırıyor" ifadelerini kullandı. Kadın örgütleri, bu politikaların kadın cinayetlerini artırdığını ve acilen kadın odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kadın Cinayetleri Neden Artıyor?
Uzmanlar, kadın cinayetlerinin artışında İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışın ve kriz dönemlerinde kadınlara yönelik şiddetin normalleştirilmesinin etkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca, ekonomik krizin kadınların istihdama katılımını zorlaştırması ve bağımlılığı artırması da cinayet riskini yükseltiyor. Platform raporu, cinayetlerin en çok ev içinde ve ateşli silahlarla işlendiğini gösteriyor.
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Mücadele
Kadın cinayetleriyle mücadelede hukuki düzenlemelerin yetersiz kaldığını ifade eden aktivistler, kadınların korunması için acil önlemler alınmasını istiyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, her cinayet sonrası basın açıklamaları yaparak toplumsal farkındalık yaratmaya çalışıyor. Platform, "Biz sadece ölümleri değil, sistemin işleyişini de sorguluyoruz. Kadınlar öldürülüyor ve katiller genellikle iyi hal indirimi alıyor" diyerek adalet mekanizmasındaki sorunlara dikkat çekiyor.
Kadınların Özgürlüğü İçin Mücadele Sürüyor
Kadın örgütleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde sokaklara çıkmaya hazırlanıyor. Yalıncakoğlu, "Kadınlar olarak sokaklarda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Aile Yılı bizim için 'Ölüm Yılı' olmasın" dedi. Türkiye'de kadın cinayetlerinin sona ermesi için yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal zihniyet dönüşümünün şart olduğu belirtiliyor.
Kadın cinayetleri, sadece bireysel bir şiddet değil, toplumsal bir sorundur. Kadınların yaşam hakkı, herkesin sorumluluğundadır. Bu tablo, toplumumuzun geleceği için ciddi bir uyarı niteliğindedir. Kadınların özgürce yaşayabildiği bir Türkiye için hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız.