Türkiye'de başlatılan depozito iade kampanyası, vatandaşlar tarafından büyük ilgi görürken, kampanyanın en zayıf halkası olan iade noktalarının yetersizliği projeyi tehlikeye atıyor. Her cam ve plastik şişe için 1 TL ödeme vaadi, çevre bilincini artırmayı hedefliyor; ancak şişelerin teslim edilebileceği noktaların sayısı oldukça sınırlı. Uzmanlar, eğer her mahalleye en az bir iade makinesi konulmazsa kampanyanın kısa sürede etkisini kaybedeceği uyarısında bulunuyor.
Kampanyanın Vaadi ve Vatandaşın İlgisi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde başlatılan uygulama, geri dönüşüm oranlarını artırmayı ve sokakları daha temiz tutmayı amaçlıyor. Kampanya kapsamında, üzerinde depozito logosu bulunan pet şişe ve cam şişeler, anlaşmalı marketlerdeki iade makinelerine veya belirli toplama noktalarına bırakıldığında tüketiciye 1 TL geri ödeme yapılıyor. Bu ekonomik teşvik, özellikle düşük gelirli vatandaşlar ve öğrenciler arasında büyük yankı uyandırdı. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, insanların biriktirdikleri şişeleri iade etmek için uzun kuyruklar oluşturduğu görülüyor.
Ancak bu ilgi, kampanyanın sürdürülebilirliği için yeterli değil. İstanbul'un kalabalık ilçelerinden Kartal'da yaşayan bir vatandaş, "Elimde 20 şişe birikti, en yakın iade makinesini bulmak için 3 durak otobüsle gitmem gerekti. Bu kadar zahmete değecek mi, bilmiyorum" diyor. Benzer şikayetler, uygulamanın yaygınlaştığı diğer büyükşehirlerden de geliyor. Makinelerin genellikle büyük alışveriş merkezlerinde veya zincir marketlerde bulunması, küçük mahalle bakkallarında geçerli olmaması erişimi kısıtlıyor.
İade Noktası Eksikliği Kampanyayı Bitirebilir
Uygulamanın başarılı olabilmesi için iade noktalarının yaygınlaştırılması kritik öneme sahip. Şu an Türkiye genelinde yaklaşık 5 bin iade noktası bulunuyor; ancak bu sayı, 81 il ve yüz binlerce mahalle düşünüldüğünde oldukça yetersiz. Güney Kore, bu konuda başarılı bir örnek olarak gösteriliyor. Güney Kore'de depozito iade sistemi, her mahalleye kurulan otomatlar sayesinde vatandaşın ayağına kadar götürülüyor ve geri dönüşüm oranları yüzde 80'lere ulaşıyor. Türkiye'de ise bu oran henüz yüzde 30 civarında.
Proje sahiplerine çağrı yapan çevre aktivistleri, "Kampanyanıza sahip çıkın. Vatandaş şişeyi topluyor, ancak teslim edeceği yer bulamıyor. Bu durum kampanyayı itibarsızlaştırıyor. Devlet, özel sektörle iş birliği yaparak her mahalleye en az bir iade makinesi yerleştirmeli" ifadelerini kullanıyor. Ayrıca mobil iade araçları gibi alternatif çözümlerin de gündeme alınması gerektiği belirtiliyor.
Gelecek İçin Öneriler
Uzmanlar, kampanyanın başarıya ulaşması için şu adımların atılmasını öneriyor:
- İade makinelerinin yoğunluğunun artırılması ve her mahalleye en az bir makine konulması.
- Küçük esnaf ve bakkalların da sisteme dahil edilmesi.
- Mobil uygulama üzerinden iade noktalarının haritalandırılması ve kullanıcıların anlık olarak en yakın noktayı görebilmesi.
- Depozito bedelinin 1 TL'den daha yüksek tutulması veya puan sistemi gibi teşviklerin çeşitlendirilmesi.
Şeffaflık ve denetim de önemli. Vatandaşlar, iade edilen şişelerin gerçekten geri dönüşüme kazandırıldığına dair şüphe duyuyor. Bu nedenle sürecin şeffaf bir şekilde raporlanması ve bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması gerekiyor.
Sürdürülebilirlik İçin Adım Atılmalı
Depozito iade sistemi, çevre kirliliğiyle mücadelede önemli bir araç olabilir; ancak mevcut haliyle kampanya, büyük bir potansiyele sahipken yanlış uygulama nedeniyle heba olma riski taşıyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda atılan bu adım, vatandaşların desteğini arkasına alabilmek için altyapıyı güçlendirmek zorunda. Aksi takdirde, benzer kampanyaların geçmişteki başarısızlıklarına bir yenisini eklemek kaçınılmaz olacak. Devletin ve özel sektörün bu konuda ivedilikle harekete geçmesi, hem çevre hem de ekonomi için kazanım sağlayacaktır. Tüketicilerin de bilinçli davranarak şişeleri biriktirmeye devam etmesi, sürecin devamlılığı için önem taşıyor; ancak asıl sorumluluk projeyi hayata geçirenlerde.