İzmir'de Aylin Güler, eşi Okan Güler ve iki kişi tarafından çocuğunu görme bahanesiyle çağrılıp dövüldükten sonra 4. kattan itildi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada iddianame tamamlandı. Savcılık, Okan Güler ile iki sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İddianamede, Aylin Güler’in çocuğunu görmek için buluşmaya ikna edildiği ve olay yerinde şiddete maruz kaldıktan sonra balkondan atıldığı belirtildi.
Olayın geçmişi ve iddianame detayları
İddianameye göre, Aylin Güler (27) 2024 yılı Şubat ayında eşi Okan Güler ile evliydi ancak ayrı yaşıyorlardı. Okan Güler, eski eşini görmek istediğini söyleyerek Aylin’i aradı ve çocuklarını görmesi için buluşma teklif etti. Aylin Güler, olay günü İzmir’in Karabağlar ilçesindeki bir apartman dairesine gitti. İddianamede, dairede Okan Güler’in yanı sıra iki kişinin daha bulunduğu kaydedildi.
Şiddet ve balkondan atma
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Aylin Güler’e önce yumruk ve tekmelerle saldırıldı. Ardından bilincini kaybeden kadın, balkona sürüklenerek 4. kattan aşağı atıldı. Ağır yaralanan Aylin Güler, hastanede tedavi altına alındı ve hayati tehlikeyi atlattı. Olayın ardından Okan Güler ve diğer iki şüpheli gözaltına alındı.
Sanıkların ifadeleri ve adli süreç
Okan Güler ifadesinde, Aylin’in kendi isteğiyle balkondan atladığını iddia etti. Ancak savcılık, olay yerindeki deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda bu savı geçersiz buldu. Diğer iki sanık ise suçlamaları reddetti. İddianamede, sanıkların eylemi 'canavarca hisle' ve 'tasarlayarak' işledikleri belirtilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Duruşma tarihi henüz açıklanmadı.
Kadına şiddet ve hukuki bağlam
Bu olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin vahşi bir örneği olarak kayıtlara geçti. İstatistiklere göre Türkiye’de her yıl yüzlerce kadın eşleri veya eski eşleri tarafından öldürülüyor. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri mevcut olsa da, uygulamada aksaklıklar yaşanıyor. Aylin Güler’in yaşadığı bu olay, kadınların boşanma sürecinde dahi şiddet riski altında olduğunu bir kez daha gösterdi. Adalet Bakanlığı, benzer vakaların önlenmesi için caydırıcı cezaların artırılması gerektiğini belirtiyor.
Bu dava, sadece faillerin cezalandırılması değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık açısından da kritik önem taşıyor. Kadın örgütleri, yargı sürecinin yakından takip edileceğini duyurdu.