İtalya'da Başbakan Giorgia Meloni'nin 2027 genel seçimlerine yönelik hazırladığı seçim reformunun kritik bir maddesi, Temsilciler Meclisi'nde yapılan gizli oylamada tek oy farkla reddedildi. Oylamanın ardından muhalefet partileri, hükümetin meclisteki çoğunluğunu kaybettiğini öne sürerek Meloni'ye istifa çağrısında bulundu. Reform paketinin merkezinde yer alan ve seçim barajını yükselterek küçük partilerin meclise girmesini zorlaştırmayı hedefleyen düzenleme, iktidar koalisyonundaki bazı milletvekillerinin muhalefetle birlikte oy kullanması sonucu 146'ya karşı 147 oyla reddedildi.
Gizli oylamanın perde arkası
İtalya'da reform paketinin bu maddesi, özellikle iktidar ortakları arasında tartışmalara neden olmuştu. Koalisyonun küçük ortağı Forza Italia ve Lega'nın bazı milletvekillerinin, reformun merkeziyetçi yapıyı güçlendireceği gerekçesiyle çekimser kaldığı bildirilmişti. Ancak gizli oylamanın sonucu, hükümetin kendi içinden 10'dan fazla milletvekilinin reforma karşı oy kullandığını ortaya çıkardı. Muhalefet partileri, bu durumu "koalisyonun meclisteki güvenini yitirdiği" şeklinde yorumlayarak Başbakan Meloni'yi erken seçime gitmeye çağırdı. Demokrat Parti lideri Elly Schlein, yaptığı açıklamada "Bu hükümetin artık mecliste çoğunluğu yok. Meloni derhal istifa etmeli ve ülkeyi seçime götürmelidir" dedi.
Meloni'nin reform stratejisi ve hedefleri
Giorgia Meloni, 2022'de göreve geldiğinden bu yana seçim sistemini değiştirmeyi öncelikleri arasına koymuştu. Mevcut sistemdeki nispi temsilin istikrarsız koalisyon hükümetlerine yol açtığını savunan Meloni, daha merkeziyetçi ve seçim barajının yüksek olduğu bir modeli hayata geçirmek istiyordu. Reformun reddedilen maddesi, barajı %5'ten %8'e çıkarırken, aynı zamanda seçim çevrelerinin büyütülmesini ve parti listelerinin daha merkezi bir kontrolle belirlenmesini öngörüyordu. Meloni, reformun İtalya'da sık sık yaşanan hükümet krizlerini sona erdireceğini ve daha istikrarlı bir yönetim sağlayacağını iddia ediyordu.
Reformun reddinin siyasi sonuçları
Reformun bu kritik maddesinin reddedilmesi, Meloni hükümeti için ciddi bir siyasi darbe olarak değerlendiriliyor. Zira başbakan, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda reformu "hükümetin en önemli projesi" olarak nitelendirmişti. Muhalefetin istifa çağrılarına karşılık Meloni, hükümetin halen meclis güvenoyuna sahip olduğunu ve reformun diğer maddelerinin görüşülmesine devam edileceğini söyledi. Ancak siyasi analistler, koalisyon içindeki bu görünür ayrışmanın Meloni'nin liderliğine ve hükümetin kalan dönemindeki etkinliğine gölge düşürdüğü görüşünde.
İtalya'da seçim reformu tartışmalarının tarihsel bağlamı
İtalya'da seçim sistemi, 1990'lardan bu yana sık sık değiştirilmiş ve tartışma konusu olmuştur. 2005 yılında Silvio Berlusconi hükümeti tarafından getirilen ve büyük partilere avantaj sağlayan reform, 2013'te anayasa mahkemesi tarafından kısmen iptal edilmişti. Ardından gelen hükümetler, farklı modeller denemiş ancak hiçbiri kalıcı bir çözüm getirememiştir. Meloni'nin reform girişimi, bu istikrarsızlık döngüsünü kırmayı hedefliyordu. Ancak koalisyon içi muhalefet, reformun otoriterleşmeye yol açacağı endişesini dile getiriyordu. Oylamanın sürpriz sonucu, İtalya'da seçim sistemi reformunun ne kadar hassas ve bölücü bir konu olduğunu bir kez daha gösterdi. Önümüzdeki günlerde Meloni'nin atacağı adımlar merakla beklenirken, muhalefet erken seçim için nabız yokluyor.