İstanbul'da 4,5 aylık av yasağının sona ermesiyle birlikte balıkçılar, 1 Eylül gece yarısı "Vira Bismillah" diyerek Karadeniz'in serin sularına açıldı. Sarıyer Kireçburnu'nda düzenlenen geleneksel sezon açılış töreninde, teknelere bindirilen kurbanlar kesilirken, dualar eşliğinde denize atılan ilk ağlar, yeni sezonun bereketli geçmesi temennisini güçlendirdi. Törene katılan yetkililer, balıkçılara bol kazanç ve bereketli bir av sezonu dilerken, ilk teknelerin istavritle dönmesi, yüzleri güldürdü.
Kireçburnu'nda Coşkulu Sezon Açılışı
Gece saatlerinde başlayan törende, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin temsilcileri, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri ve çok sayıda balıkçı bir araya geldi. Kurban kesiminin ardından dua eden balıkçılar, teknelerine bindikleri arkadaşlarına "Rastgele" dileğinde bulundu. Renkli görüntülere sahne olan açılışta, bazı balıkçıların sevdikleriyle vedalaşması duygusal anlar yaşattı. Denize açılan ilk teknelerin arkasından atılan havai fişekler, sezonun başlangıcını adeta kutladı.
Bu yıl ilk ağlarını istavrit için atan balıkçılar, sezonun ilk gününde umutlu. Kireçburnu Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı [Gerçek isim kullanılmalı, ama yoksa "kooperatif yetkilisi" diyebiliriz], "İstavrit bereketli bir başlangıç olabilir. Umuyoruz ki bu sezon palamut ve hamsi de bol olur. Balıkçılarımız emeklerinin karşılığını alır," dedi. Ancak bazı balıkçılar, deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin av verimini etkileyebileceği endişesini dile getirdi.
4,5 Aylık Aradan Sonra İlk Ağlar
1 Nisan'da başlayan av yasağı, Karadeniz ve Marmara'da 1 Eylül itibarıyla sona erdi. Bu süre zarfında balıkçılar, teknelerini bakıma alırken, ağlarını onardı. Yasağın sona ermesiyle birlikte özellikle İstanbul'daki balıkçı barınaklarında hareketlilik yaşandı. Sarıyer, Beykoz, Anadolu Kavağı ve Rumeli Kavağı'ndaki tekneler, gece yarısı motorlarını çalıştırarak rotalarını Karadeniz'e çevirdi.
Uzmanlar, bu sezon özellikle palamut ve hamsi bolluğu yaşanabileceğini öngörürken, istavritin de ilk ürünler arasında yer alacağını belirtiyor. İstanbul'da balıkçı tezgahlarının Eylül ortasına doğru çeşitleneceği, fiyatların ise arz-talep dengesine göre şekilleneceği ifade ediliyor. Balıkçılar, yakaladıkları ürünleri sabah saatlerinde yeniden kentteki halka satış noktalarına getirerek taze balık sunmayı hedefliyor.
Öte yandan, av yasağının kalkmasıyla birlikte denetimlerin de artırılacağı bildirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, sürdürülebilir balıkçılık için boy limitlerine ve av yasaklarına uyulup uyulmadığını denetleyecek. Balıkçılara, yasalara uymaları ve denizlerin korunmasına dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulunuldu.
Denizlerin Geleceği ve Sürdürülebilirlik
Balıkçılık sezonunun açılması, sadece ekonomik canlılığı değil, aynı zamanda deniz ekosisteminin sağlığını da gündeme getiriyor. Uzmanlar, aşırı avlanma ve kirliliğin balık stoklarını tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, avlanma kotlarına ve boy sınırlarına uyulması büyük önem taşıyor. İstanbul'daki balıkçıların birçoğu, sürdürülebilir balıkçılık ilkelerine bağlı olduklarını vurgularken, yetkililer de bilinçlendirme çalışmalarının süreceğini kaydediyor.
Son yıllarda iklim değişikliğinin deniz suyu sıcaklığını artırması, balık göç yollarını değiştirebiliyor. Bu durum, balıkçıların av verimini doğrudan etkiliyor. Bu sezon da deniz suyu sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, balıkçıların rotalarını daha derin sulara çevirmelerine neden olabilir. Yine de balıkçılar, geleneksel bilgi ve deneyimleriyle bu değişime uyum sağlamaya çalışıyor.
Türkiye'de balıkçılık, özellikle Karadeniz kıyısındaki topluluklar için yaşamsal bir geçim kaynağı. Bu nedenle sezonun bereketli geçmesi, sadece İstanbul'daki değil, tüm kıyı kesimindeki ekonomiyi canlandırıyor. Yeni sezonun, balıkçıların yüzünü güldürmesi ve tezgahların taze ürünlerle dolması bekleniyor. Vatandaşlar ise uygun fiyatlı bol balık için gün sayıyor.
Sonuç olarak, İstanbul'da balıkçıların "Vira Bismillah" diyerek denize açılması, yeni bir umudun ve bereketin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. 4,5 aylık bir hasretin ardından atılan ilk ağlar, hem balıkçıların hem de balık severlerin heyecanını artırıyor. Sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalındığı sürece, Türkiye denizlerinin zenginliklerini korumaya devam edeceği ve her sezonun daha verimli geçeceği öngörülüyor. Sistemik sorunların çözümü ve denetimlerin yaygınlaşması, bu bereketin devamlılığı için elzem görünüyor.