İstanbul Valiliği, 28 Haziran Pazar günü saat 10.00'dan itibaren Taksim Metro İstasyonu ve Taksim-Kabataş Füniküler Hattı'nın ikinci bir duyuruya kadar hizmet vermeyeceğini duyurdu. Aynı gün düzenlenmesi planlanan Onur Yürüyüşü öncesinde alınan karar kapsamında, Şişhane Metro İstasyonu'nun da Kasımpaşa yönündeki çıkışı dışındaki tüm giriş ve çıkışları kapatıldı. Valilik yetkilileri, bu önlemlerin kamu güvenliği ve halk sağlığı açısından alındığını belirtti.
Neden kapatıldı?
Kapatma kararı, her yıl Haziran ayında düzenlenen Onur Yürüyüşü'ne yönelik alınmış bir tedbir olarak değerlendiriliyor. Geçtiğimiz yıllarda da benzer yasaklar ve kapatmalar uygulanmış, yürüyüşe katılmak isteyenlere polis müdahalesi olmuştu. Bu yıl da valilik, toplanmayı engellemek için ulaşım hatlarını bloke etme yoluna gitmiş görünüyor. Onur Yürüyüşü organizatörleri ise yasağa rağmen çağrı yaparak yürüyüşü sürdürme kararlılığında olduklarını açıkladı.
Geçmiş yıllarda yaşananlar
Türkiye'de ilk kez 2003 yılında düzenlenen Onur Yürüyüşü, 2015 yılına kadar izinli olarak gerçekleştirildi. 2015'ten bu yana ise çeşitli gerekçelerle yasaklanan yürüyüş, her yıl katılımcıların ve polisin karşı karşıya geldiği bir gerginlik ortamına dönüştü. 2019 yılında da benzer şekilde Taksim ve Şişhane istasyonları kapatılmış, ulaşıma engel getirilmişti. İnsan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, bu tür uygulamaların ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkını ihlal ettiğini savunuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait metro ve füniküler hatları, valilik kararıyla geçici olarak işletmeye kapatıldı. Vatandaşların alternatif ulaşım yollarını kullanmaları istendi. Valilik ayrıca, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için güvenlik güçlerinin gerekli tüm tedbirleri aldığını duyurdu.
Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'de LGBTİ+ hakları ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Yürüyüşe destek veren birçok sivil toplum kuruluşu, sosyal medyada #OnurYürüyüşü etiketiyle tepkilerini dile getirdi. Öte yandan, hükümet yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda bu tür etkinliklerin kamu düzenini bozabileceğini ileri sürmüştü.
Değerlendirme
İstanbul Valiliği'nin metro ve füniküler hatlarını kapatma kararı, her ne kadar güvenlik gerekçesine dayandırılsa da, barışçıl bir toplanmayı engellemeye yönelik bir idari tedbir olarak dikkat çekiyor. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve anayasa, barışçıl toplanma hakkını güvence altına alıyor. Bu tür uygulamaların hukuki ve toplumsal boyutu tartışmaya açık. Aynı gün dünyanın birçok kentinde onur yürüyüşleri düzenlenirken, İstanbul'da bu tür kısıtlamaların varlığı, Türkiye'deki ifade özgürlüğü ortamına dair soru işaretlerini beraberinde getiriyor.