İstanbul Tabip Odası (İTO) Aile Hekimleri Komisyonu, Sağlık Bakanlığı’nın kamu kaynaklarının kötüye kullanımını ve usulsüzlükleri tespit etmek amacıyla hayata geçirdiği Risk Esaslı Denetim Sistemi’ne (REDES) yönelik eleştirilerini kamuoyuna duyurdu. Komisyon, sistemin aile hekimliği çalışanları üzerinde bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayarak, denetimlerin mesleki özerkliği zedeleyecek şekilde kullanıldığını öne sürdü.
REDES’in amacı ve getirdiği düzenlemeler
Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen REDES, aile hekimliği sistemindeki usulsüzlükleri ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımını tespit etmek için tasarlandı. Sistem, aile hekimlerinin reçete yazma alışkanlıkları, sevk oranları, muayene süreleri gibi çeşitli verileri analiz ederek riskli durumları belirlemeyi hedefliyor. Ancak İTO Aile Hekimleri Komisyonu, bu denetim mekanizmasının şeffaf kriterlerden yoksun olduğunu ve hekimlerin performansını cezalandırıcı bir yaklaşımla ele aldığını belirtiyor.
Komisyon tarafından yapılan açıklamada, REDES’in özellikle aile hekimlerinin üzerinde bir “sürekli gözetim” baskısı yarattığı, bunun da hasta-hekim ilişkisini olumsuz etkilediği ifade edildi. Aile hekimlerinin daha fazla hasta bakmak zorunda bırakıldığı, sistemin ise bu yoğunlukta hekimleri hata yapmaya ittiği savunuldu.
Meslek örgütlerinden ortak tepki
İstanbul Tabip Odası’nın açıklamasına göre, REDES yalnızca İstanbul’daki hekimler arasında değil, ülke genelindeki aile hekimleri ve meslek örgütleri arasında da rahatsızlık yaratmış durumda. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve diğer tabip odaları da benzer endişeleri dile getirerek, sistemin hekimleri sindirmeye yönelik bir araç olarak kullanılabileceği uyarısında bulundu.
Aile hekimleri, birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel taşı olduklarını hatırlatarak, bu tür denetimlerin onları motive etmek yerine demoralize ettiğini belirtiyor. Özellikle pandemi sonrası artan iş yükü ve hasta sayısı göz önüne alındığında, REDES’in adil bir denetim mekanizması olmadığı görüşü öne çıkıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın savunması ve sistemin işleyişi
Sağlık Bakanlığı ise REDES’in kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve hastaların gereksiz tetkik ve tedavilerden korunması amacıyla geliştirildiğini savunuyor. Bakanlık yetkilileri, sistemin hekimleri cezalandırmak için değil, suiistimalleri önlemek için tasarlandığını ve denetimlerin objektif verilere dayandığını ifade ediyor. Ancak İTO, bu savunmanın sahada karşılık bulmadığını, hekimlerin kendilerini savunmasız hissettiğini aktarıyor.
REDES kapsamında, belirli kriterlere göre “riskli” olarak işaretlenen hekimler hakkında inceleme başlatılabiliyor. Bu incelemeler sonucunda çeşitli yaptırımlar uygulanabiliyor. İTO, bu yaptırımların şeffaf bir şekilde duyurulmadığını ve hekimlerin itiraz mekanizmalarının yetersiz olduğunu dile getiriyor.
Hekimlerin talepleri ve çözüm önerileri
İstanbul Tabip Odası Aile Hekimleri Komisyonu, REDES’in tamamen kaldırılmasını değil, daha adil ve şeffaf bir yapıya kavuşturulmasını talep ediyor. Komisyonun önerileri arasında şunlar yer alıyor:
- Denetim kriterlerinin açık ve anlaşılır olması,
- Hekimlerin performans değerlendirmesinde hasta memnuniyeti ve klinik sonuçların da dikkate alınması,
- İtiraz süreçlerinin bağımsız bir kurul tarafından yürütülmesi,
- Aile hekimlerinin iş yükünün azaltılması ve destek personeli sayısının artırılması.
Ayrıca, meslek örgütleri Sağlık Bakanlığı ile diyalog kurulması çağrısında bulunarak, sorunların karşılıklı anlayış çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurguluyor.
Sağlık sistemindeki genel sorunlar ve REDES’in yeri
Türkiye’de aile hekimliği sistemi, 2004 yılında uygulamaya konulduğundan bu yana çeşitli dönüşümler geçirdi. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedeflenirken, aile hekimlerinin iş yükü ve sorumlulukları her geçen yıl arttı. REDES gibi denetim sistemleri, bu yükü daha da ağırlaştırarak hekimlerin mesleki tatminini düşürebiliyor.
Öte yandan, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve suiistimallerin önlenmesi elbette önemli. Ancak bunun yolu, hekimleri potansiyel suçlu gibi gören bir yaklaşımdan ziyade, sistemin iyileştirilmesi ve desteklenmesinden geçiyor. İstanbul Tabip Odası’nın tepkisi, sağlık çalışanlarının sesini duyurma çabası olarak okunmalı. Sağlık Bakanlığı’nın bu eleştirileri dikkate alarak REDES’i gözden geçirmesi, hem hekimlerin motivasyonu hem de hasta bakım kalitesi açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.
Sonuç olarak, REDES tartışması, Türkiye’de sağlık politikalarının nasıl şekillendirileceği ve sağlık çalışanlarının sürece ne kadar dahil edileceği sorusunu gündeme getiriyor. İstanbul Tabip Odası’nın çağrısı, daha katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışının gerekliliğine işaret ediyor.