İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), cumartesi günü için turuncu kodlu uyarı yayımladı. Kentte etkili olan sıcak havanın yerini gök gürültülü sağanak yağışa bırakacağı belirtilirken, vatandaşlara sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmaları çağrısı yapıldı. Uyarı, özellikle Avrupa yakasında yoğunlaşan yağışların akşam saatlerinde etkisini artıracağı yönünde.
Turuncu Uyarı Ne Anlama Geliyor?
AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul'da cumartesi günü sıcaklıkların 5-6 derece birden düşmesi bekleniyor. Sabah saatlerinden itibaren başlayacak yağışların öğle sonrası şiddetleneceği ve yerel olarak kuvvetli gök gürültülü sağanak şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Turuncu uyarı, 'hava durumu tehlikeli' anlamına geliyor ve olağandışı durumlara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile koordineli çalışan AKOM, özellikle derelerin yakınında bulunan bölgelerde yaşayanları uyardı.
İstanbul Valiliği de konuyla ilgili bir açıklama yaparak, vatandaşların zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını ve araçlarını açık alanlarda bırakmamalarını istedi. Ayrıca, sel riskine karşı alt geçitlerde ve dere yataklarında önlemlerin artırıldığı bildirildi.
İstanbul'da Hava Durumu Değişikliği ve Etkileri
İstanbul'da bir süredir devam eden mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar, cumartesi gününden itibaren yerini serin ve yağışlı havaya bırakıyor. Sıcaklıkların 20 derece civarına düşmesi beklenirken, yağışların pazara kadar süreceği tahmin ediliyor. Bu ani hava değişikliğinin, özellikle tarım ve ulaşım sektörlerinde aksamalara yol açabileceği belirtiliyor.
AKOM, kent genelinde 7 gün 24 saat çalışan ekiplerinin hazır olduğunu ve olası su baskınlarına müdahale için gerekli ekipmanların konuşlandırıldığını duyurdu. Ayrıca, toplu taşıma araçlarında ek seferler düzenlenebileceği bilgisi paylaşıldı.
Yetkililer, vatandaşların AKOM ve Meteoroloji'nin resmi hesaplarını takip etmelerini, uyarı ve ihbarları dikkate almalarını tavsiye ediyor. Bu tür hava olaylarının özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık görülmeye başlandığı ve kentlerin altyapısının bu duruma uyum sağlaması gerektiği vurgulanıyor.