Türk Eğitim Derneği (TED) düşünce kuruluşu TEDMEM Direktörü Sabiha Sunar, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA 2025) sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunarak, Türkiye'nin fen okuryazarlığında gösterdiği performans artışının diğer alanlara da taşınması gerektiğini belirtti. Sunar, fen bilimlerindeki ivmenin matematik ve okuma becerilerine yansıtılması halinde Türkiye'nin genel PISA sıralamasında üst basamaklara çıkabileceğini ifade etti.
Fen okuryazarlığındaki yükseliş trendi
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, fen okuryazarlığı alanında önceki dönemlere kıyasla kayda değer bir puan artışı yakaladı. Bu yükseliş, özellikle son yıllarda fen bilimleri müfredatında yapılan güncellemeler, öğretmen eğitimine ayrılan kaynaklar ve okullardaki laboratuvar altyapısının güçlendirilmesiyle ilişkilendiriliyor. Sabiha Sunar, bu başarının tesadüf olmadığını, sistematik bir çabanın ürünü olduğunu vurguladı.
Ancak Sunar, aynı başarının matematik ve okuma alanlarında henüz istenen düzeyde olmadığını belirterek, "Fen bilimlerinde yakaladığımız ivmeyi matematik ve okuma becerilerine de taşımalıyız. Aksi halde genel PISA performansımız beklenenin altında kalacaktır" dedi.
Matematik ve okuma alanında durum
PISA 2025 verilerine göre Türkiye, matematik okuryazarlığında fen alanındaki kadar güçlü bir sıçrama gösteremedi. Okuma becerilerinde ise önceki dönemlere göre kısmi bir iyileşme olsa da OECD ortalamasının altında kalındı. Eğitim uzmanları, bu farkın nedenleri arasında müfredat yoğunluğu, öğretmen yetersizlikleri ve sosyoekonomik eşitsizlikleri gösteriyor.
TEDMEM Direktörü Sabiha Sunar, fen alanındaki başarının sürdürülebilir olması için diğer disiplinlerde de benzer reformların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Sunar, "Fen bilimlerinde uyguladığımız sorgulama temelli öğrenme, deney ve gözlem odaklı yaklaşımı matematik ve Türkçe derslerine de uyarlamalıyız" önerisinde bulundu.
PISA 2025'in önemi ve Türkiye'nin konumu
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından üç yılda bir yapılan PISA, 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerini ölçüyor. PISA 2025, pandemi sonrası eğitim sistemlerinin toparlanma sürecini değerlendirmesi açısından ayrı bir önem taşıyor. Türkiye, 2025 döngüsüne 81 ilden yaklaşık 7 bin öğrenciyle katıldı.
Fen okuryazarlığında elde edilen başarı, Türkiye'nin STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki yatırımlarının meyvesi olarak yorumlanıyor. Son yıllarda açılan bilim ve sanat merkezleri (BİLSEM), TÜBİTAK destekli projeler ve öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitim programları bu sonuçta etkili oldu.
Eğitimcilerden görüşler
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan eğitimciler, fen alanındaki başarının diğer alanlara yayılması için öğretmen niteliğinin artırılması, ders materyallerinin güncellenmesi ve ölçme-değerlendirme sisteminin iyileştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, okullar arası başarı farkının azaltılması ve kırsal bölgelerdeki öğrencilere yönelik destek programlarının artırılması öneriliyor.
Sabiha Sunar, "PISA sadece bir sıralama değil, eğitim sistemimizin aynasıdır. Fen bilimlerindeki parlak tabloyu tüm alanlara yayarak daha adil ve nitelikli bir eğitim sistemine ulaşabiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.
Gelecek dönem için öneriler
TEDMEM'in hazırladığı rapora göre, önümüzdeki dönemde atılması gereken adımlar şöyle sıralanıyor:
- Matematik ve okuma derslerinde sorgulama temelli öğrenme yöntemlerinin yaygınlaştırılması
- Öğretmenlere yönelik STEM eğitimlerinin tüm branşlara genişletilmesi
- Dijital kaynaklara erişimin artırılması ve teknoloji entegrasyonunun güçlendirilmesi
- Erken çocukluk eğitiminin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılması
- Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi
Bu önerilerin hayata geçirilmesi halinde Türkiye'nin PISA 2028'de tüm alanlarda daha üst sıralarda yer alması bekleniyor. Eğitim camiası, fen bilimlerindeki başarının diğer alanlara da örnek teşkil etmesi temennisinde bulunuyor.