İstanbul Büyükçekmece'de bir halk plajında ailesiyle birlikte denize giren 11 yaşındaki Suriye uyruklu Ahmed Husari, suda çırpınmaya başladıktan sonra yakınları tarafından çıkarıldı ancak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay, öğle saatlerinde Büyükçekmece sahilinde meydana geldi. İlk belirlemelere göre çocuğun bir süre gözden kaybolduktan sonra çırpınırken fark edildiği öğrenildi.
Olay anı ve müdahale
Ailesiyle birlikte denize giren Ahmed Husari, bir süre sonra gözden kayboldu. Yakınları çocuğu suyun üzerinde çırpınırken fark ederek hızla denize girip kıyıya çıkardı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi sahilde yapılan çocuk, ambulansla yakındaki bir hastaneye kaldırıldı. Hastanede doktorların tüm çabasına rağmen Ahmed Husari kurtarılamadı.
Acılı aile ve soruşturma
Çocuğun cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Aile fertleri sinir krizi geçirirken, bölge sakinleri üzüntülerini dile getirdi. Büyükçekmece Belediyesi yetkilileri, plajda cankurtaran bulunup bulunmadığını araştırıyor.
Yaz aylarında deniz, havuz ve gölet gibi su kenarlarında yaşanan boğulma vakaları her yıl onlarca can alıyor. Uzmanlar, özellikle çocukların suya girerken mutlaka yetişkin gözetiminde olması ve cankurtaran bulunan plajların tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ahmed Husari'nin ailesinin Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığındığı ve Büyükçekmece'de ikamet ettiği öğrenildi. Çocuğun cenazesinin, ailenin talebi doğrultusunda toprağa verileceği belirtildi.
Boğulma olayları, yüzme bilmeyenlerin suya girmemesi, aşırı sıcaklarda ani ısı değişikliklerine dikkat edilmesi gibi basit önlemlerle büyük ölçüde önlenebilir. Yetkililer, vatandaşları uyararak cankurtaran bulunan plajları tercih etmeye davet ediyor.
Ahmed Husari'nin ölümü, İstanbul'daki sığınmacı ailelerin yaşadığı zorlukları da gündeme getirdi. Sosyal hizmet uzmanları, göçmen çocukların yüzme bilmeme, dil engeli ve yetersiz sosyal entegrasyon gibi nedenlerle benzer risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Ancak bu trajik olay, her çocuğun hayatının kıymetli olduğunu ve korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.