İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), 18 Temmuz 2026 itibarıyla kentteki barajların doluluk oranını yüzde 42.3 olarak duyurdu. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde yüzde 48.1 seviyesindeydi. Yaz aylarında yağışların azalması ve artan nüfusla birlikte su tüketiminin yükselmesi, barajlardaki su seviyesini kritik eşiğe yaklaştırıyor. Uzmanlar, önümüzdeki aylarda yağış rejiminin normale dönmemesi halinde su kısıtlamasına gidilebileceği uyarısında bulunuyor.
Barajlardaki mevcut durum
İSKİ verilerine göre, 18 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul'a su sağlayan 10 barajdan en yüksek doluluk oranına sahip olanlar Büyükçekmece Barajı (yüzde 58.7), Ömerli Barajı (yüzde 52.1) ve Sazlıdere Barajı (yüzde 49.3) olarak sıralanıyor. Düşük seviyedeki barajlar ise Alibeyköy (yüzde 31.2), Elmalı (yüzde 29.8) ve Darlık (yüzde 26.5) oldu. Bu barajlardaki su miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre ortalama yüzde 6 oranında azaldı. Özellikle Anadolu Yakası'na su sağlayan Darlık Barajı'ndaki düşüş, bölgedeki su sıkıntısının sinyallerini veriyor.
Yağış rekorları kırılırken su tehlikesi
Türkiye genelinde kış aylarında yaşanan kuraklık, İstanbul barajlarını da olumsuz etkiledi. Meteoroloji verilerine göre, 2026'nın ilk altı ayında İstanbul'a düşen yağış miktarı, uzun yıllar ortalamasının yüzde 40 altında gerçekleşti. Bu düşüş, barajlardaki su seviyesini Mart ayından itibaren kritik seviyeye çekti. İSKİ yetkilileri, vatandaşlara su tasarrufu çağrısında bulunurken, belediye de kaçak su kullanımıyla mücadeleyi artırdı. Öte yandan, kentin su şebekesindeki kayıp oranı yüzde 28 olarak açıklandı. Bu oranın düşürülmesi için altyapı yatırımlarının hızlandırılacağı belirtildi.
İstanbul'da kişi başına günlük su tüketimi ortalama 190 litre olarak hesaplanıyor. Bu rakam, gelişmiş ülkelerin ortalamasının üzerinde. Uzmanlar, bilinçsiz kullanımın önüne geçilmesi için tarifelerin kademeli olarak artırılmasını öneriyor. İSKİ ise, yüksek tüketim yapan abonelere yönelik cezai tarife uygulamasına devam ediyor.
Su yönetimi konusunda bağımsız değerlendirme yapan uzmanlar, İstanbul'un su sorununun yalnızca yağışlarla çözülemeyecek kadar büyüdüğünü ifade ediyor. Nüfus artışı, sanayileşme ve iklim değişikliği gibi faktörler, kentin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırıyor. Bu nedenle, baraj doluluk oranlarını takip etmek kadar, uzun vadeli su politikalarının hayata geçirilmesi de büyük önem taşıyor. Melen Çayı gibi alternatif su kaynaklarının devreye alınması ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yaygınlaştırılması, çözüm önerileri arasında öne çıkıyor.