1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, 78 yaşındaki sanatçı Semiramis Pekkan ve geriatri uzmanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil bir araya geldi. Prof. Dr. Halil, ileri yaşlarda sık görülen iştahsızlık, unutkanlık gibi belirtilerin doğrudan yaşlılığa bağlanmasının yaygın bir yanılgı olduğunu vurgulayarak, bu sorunların altta yatan farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini ve uygun tedavilerle yaşam konforunun artırılabileceğini söyledi.
Yaşlılıkla İlgili Yanlış İnanışlar
Toplumda ileri yaşlarda görülen birçok sorunun kaçınılmaz olarak yaşlılıktan kaynaklandığına dair bir görüş hakim. Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, bu bakış açısının hem hastaların hem de yakınlarının doğru tedaviye ulaşmasını engellediğini belirtiyor. İştahsızlık, halsizlik, unutkanlık, denge kaybı gibi durumların altında tiroid problemleri, vitamin eksiklikleri, depresyon, kalp yetmezliği, enfeksiyonlar veya ilaç yan etkileri gibi pek çok tıbbi neden yatabiliyor. Halil, bu tür şikayetlerin 'yaşlılık işte' denilerek geçiştirilmemesi gerektiğini, aksine kapsamlı bir değerlendirme ile tedavi edilebilir sorunların tespit edilmesinin mümkün olduğunu ifade ediyor.
Yaşam Konforunu Artırmak Mümkün
Geriatrik değerlendirme sayesinde yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin önemli ölçüde iyileştirilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Halil, şu noktalara dikkat çekiyor: "İleri yaşta ortaya çıkan problemlerin çoğu, doğru teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabilir. Beslenme düzenlemeleri, egzersiz programları, ilaç düzenlemeleri ve gerektiğinde psikolojik destek ile kişinin bağımsızlığını sürdürmesi sağlanabilir. Bu nedenle, yaşlılarımızın şikayetlerini ciddiye almak ve bir uzmana başvurmak hayati önem taşıyor."
Semiramis Pekkan: "Hayatıma Aktif Katılıyorum"
Etkinlikte deneyimlerini paylaşan 78 yaşındaki Semiramis Pekkan, ileri yaşta da üretken ve aktif bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Pekkan, düzenli sağlık kontrollerinin, sosyal ilişkilerin ve pozitif düşüncenin önemine değindi. Yaşlılık döneminde karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmek için hekim tavsiyelerine uymanın ve yaşam tarzı düzenlemeleri yapmanın altını çizdi.
Dünya Yaşlılar Günü'nün Anlamı
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü, Birleşmiş Milletler tarafından 1990 yılında ilan edilmiştir. Bu özel gün, yaşlı bireylerin topluma katkılarına dikkat çekmek, yaşlılık döneminde karşılaşılan sorunlara çözüm bulmak ve yaşlı hakları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Türkiye'de de her yıl 1 Ekim'de yaşlılara yönelik farkındalık etkinlikleri düzenleniyor, sağlık taramaları ve bilgilendirme toplantıları yapılıyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfusun artmasıyla birlikte geriatrik sağlık hizmetlerinin öneminin daha da arttığını belirtiyor. Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, yaşlı bireylerin sağlık ihtiyaçlarının özel bir yaklaşım gerektirdiğini, bu alanda yeterli sayıda geriatri uzmanı yetiştirilmesi ve sağlık sisteminin yaşlı dostu hale getirilmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.
Sağlıklı Yaşlanma İçin Öneriler
- Düzenli sağlık kontrolü yaptırın ve yaşlılıkta ortaya çıkan yeni belirtileri göz ardı etmeyin.
- Dengeli ve yaşa uygun beslenmeye özen gösterin; yeterli protein, vitamin ve mineral alımına dikkat edin.
- Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin; doktorunuzun önerdiği egzersizleri yapın.
- Sosyal bağlantılarınızı güçlü tutun; aile ve arkadaşlarla vakit geçirin.
- Zihinsel egzersizler yapın; kitap okuyun, bulmaca çözün, yeni şeyler öğrenin.
- İlaçlarınızı doktor kontrolünde kullanın, kendi başınıza doz değişikliği yapmayın.
Yaşlılık, doğal bir yaşam evresi olsa da beraberinde getirdiği zorlukların çoğu yönetilebilir. Yeter ki doğru bilgiyle hareket edelim ve yaşlılarımızın yaşam kalitesini artırmak için gereken adımları atalım. Unutmayalım ki yaşlılık bir hastalık değil, saygı gösterilmesi gereken bir dönemdir.
Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil'in uyarıları, yaşlı bireylerin ve ailelerinin farkındalığını artırarak, yaşam konforunu yükseltme potansiyeli taşıyor. Sağlık Bakanlığı'nın yaşlı sağlığına yönelik politikaları ve toplum temelli programlar, bu konuda atılan adımlar arasında. Ancak bireysel farkındalık ve düzenli sağlık takibi, sürecin en kritik halkasını oluşturuyor.