Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) haziran ayı işsizlik oranını yüzde 7,6 olarak açıklaması, muhalefet cephesinde ciddi eleştirilere yol açtı. Özellikle İŞKUR'a kayıtlı işsiz sayısının artması, İşsizlik Sigortası Fonu'na başvuruların yükselmesi ve kapanan şirket sayısındaki belirgin artış, resmi verilerle örtüşmediği iddiasıyla gündeme getirildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi ve YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, veriler arasındaki çelişkiye dikkat çekerek, "Hangisine inanacağız?" diye sordu.
Muhalefetten Sert Tepki
Bakırlıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK'in işsizlik oranındaki düşüşü gerçeği yansıtmadığını savundu. Milletvekili, İŞKUR verilerine göre kayıtlı işsiz sayısının arttığını, işsizlik ödeneğine başvuran kişi sayısının yükseldiğini ve kapanan şirket sayısında bir ayda yüzde 60'a yakın bir artış yaşandığını belirtti. Bu durumun, ekonomik göstergelerdeki olumsuz tabloyu ortaya koyduğunu ifade eden Bakırlıoğlu, işsizlik oranının düşüyor olmasının mantıklı bir açıklamasının bulunmadığını dile getirdi.
Muhalefet partileri, TÜİK'in verilerini sık sık eleştirerek, bağımsız kuruluşların yaptığı ölçümlerin daha güvenilir olduğunu savunuyor. Özellikle DİSK-AR ve diğer sivil toplum kuruluşlarının yayımladığı raporlar, resmi işsizlik rakamlarının çok daha üzerinde bir işsizlik oranı olduğuna işaret ediyor. Bu durum, siyasi partiler arasında veri güvenilirliği konusunda tartışmalara neden oluyor.
Ekonomideki Sinyaller
Öte yandan, kapanan şirket sayısındaki artış, ekonomik daralmanın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler), yüksek enflasyon, kredi faizleri ve döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle zor günler geçiriyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre, son aylarda kapanan şirket sayısında belirgin bir yükseliş yaşanıyor. Bu durum, işsizlik oranının düştüğü iddiasıyla çelişiyor.
İşsizlik Sigortası Fonu'na yapılan başvurulardaki artış da iş kayıplarının derinleştiğini gösteriyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, haziran ayında işsizlik ödeneği başvurularında bir önceki aya göre yüzde 10'luk bir artış yaşandı. Bu da işten çıkarılmaların arttığını ve işsiz kalanların devlet desteğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, TÜİK'in işsizlik hesabının, iş aramaktan vazgeçenler ve umudu kırılan çalışanlar gibi faktörler nedeniyle gerçek işsizliği tam olarak yansıtmadığını ifade ediyor. "Geniş tanımlı işsizlik" olarak adlandırılan bu kapsamda, her beş kişiden birinin işsiz olduğu hesaplanıyor.
Muhalefet cephesi, hükümeti, açıklanan işsizlik verilerinin arkasındaki gerçekleri paylaşmaya ve işsizlikle mücadele için kapsamlı bir eylem planı ortaya koymaya çağırıyor. Bakırlıoğlu, "Hükümet, bu verileri açıklarken toplumu yanıltmamalı. İşsizlik sorununu çözmek için acil adımlar atmalıdır." dedi.
Türkiye'nin temel ekonomik meselelerinden biri olan işsizlik, önümüzdeki dönemde siyasi gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.