Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesindeki konut projelerini 'asrın inşası' olarak tanımlarken, teslim edilen TOKİ konutlarında yaşamaya başlayan depremzedeler, ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya. Konutlardaki su sızıntısı, küf oluşumu ve çöken istinat duvarları, 'Beton tabuttayız!' çığlıklarını yükseltiyor. Deprem mağdurları, güvenli bir barınma hakkının ihlal edildiğini savunuyor.
TOKİ Konutlarında Şikayetler Artıyor
Depremden kurtulan vatandaşlar, geçici çadır ve konteyner kentlerden kalıcı konutlara yerleşmenin sevincini yaşarken, kısa sürede hayal kırıklığına uğradı. Yeni dairelerde su sızıntısı, duvarlarda küf ve mantar oluşumu gibi sağlık sorunlarını da beraberinde getiren problemler baş göstermiş durumda. Özellikle Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi illerde teslim edilen TOKİ konutlarında, yoğun kış şartlarında ısınma ve su yalıtımı sorunları yaşanıyor.
Bununla birlikte, bazı sitelerde istinat duvarlarının çöktüğü ve zemin kaymalarının meydana geldiği görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Depremzedeler, yetkililere durumu bildirmelerine rağmen çözüm bulunamadığını, aksine 'muayene heyeti' raporlarıyla geçiştirildiklerini belirtiyor. 'Beton tabuttayız' ifadesi, bu çaresizliğin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Bakanlıktan Savunma, Alanlardan Tepki
Bakan Kurum, yaptığı son açıklamada deprem bölgesindeki konutların büyük bir titizlikle inşa edildiğini, tüm denetimlerin yapıldığını ve teslim edilen her binanın depreme dayanıklı olduğunu savunuyor. 'Asrın inşası' nitelendirmesiyle projelerin önemini vurgulayan Bakan, bugüne kadar on binlerce konutun teslim edildiğini ve hedefin yıl sonuna kadar 100 bine ulaşmak olduğunu söyledi. Ancak bu söylemler, yaşadığı yerdeki çatlak ve sızıntıları gösteren depremzedelerle örtüşmüyor.
Bölgede inşaat sektöründe uzun yıllardır çalışan bir mühendis olan Mehmet Yılmaz (ismi değiştirilmiştir), TOKİ konutlarındaki sorunların işçilik ve zemin etüt yetersizliğinden kaynaklandığını öne sürüyor. 'İşin hızlandırılması uğruna bazı müteahhitler hafriyattan tasarruf ediyor ya da beton kalitesini düşürüyor. Bu, ileride büyük felaketlere yol açabilir' diyor. Yılmaz, denetimlerin sıkılaştırılması ve şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.
Depremzedeler Ne İstiyor?
Konutlarında sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmek isteyen depremzedelerin talepleri net: sorunların bir an önce giderilmesi, su sızıntıları ve küf nedeniyle oluşan sağlık risklerinin ortadan kaldırılması ve istinat duvarlarının yeniden inşa edilmesi. Ayrıca, deprem yönetmeliğine tam uyumun sağlandığı bağımsız kuruluşlarca belgelenmeli.
Bir depremzede olan Ayşe Demir, ailesiyle birlikte iki aydır TOKİ konutunda yaşadığını, duvarlardan akan suyun çocuklarının odasını kullanılamaz hale getirdiğini belirtiyor: 'Evimize kavuştuk ama burada bir senemizi doldurabilir miyiz bilmiyoruz. Ne zaman büyük bir deprem olsa, bu ev üstümüze yıkılacak diye korkuyoruz.' ifadelerini kullanıyor. Bu sözler, bölgedeki binlerce kişinin ortak hislerini yansıtıyor.
Uzmanlar Uyarıyor
İnşaat Mühendisleri Odası yetkilileri, depremin yaralarını sararken yeni felaketlere zemin hazırlanmaması için denetimlerin bağımsız ve şeffaf olması gerektiğini belirtiyor. Oda yetkilileri, 'TOKİ gibi kamu kurumlarının da özel sektör gibi aynı denetime tabi olması şart. Yapım sürecinde fotoğraflı raporlar, malzeme test sonuçları ve zemin raporları kamuoyuyla paylaşılmalı' dedi.
Bakanlığın bu eleştirilere cevabı ise, 'Her bir konu tek tek inceleniyor, vatandaşlarımızın mağdur olmaması için gerekli tüm adımlar atılıyor' şeklinde. Açıklamalarının sonunda ise sorunların çözüleceği taahhüdü veriliyor. Ancak depremzedeler artık taahhütlere değil, uygulamalara bakıyor.
Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yeniden yüzleştiği şu günlerde, inşa edilen binaların güvenliği kadar, bu binalarda yaşayanların psikolojik güvenliğinin de sağlanması elzem. Beton tabut korkusu yaşayan depremzedelerin haklı talepleri, konut politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.