İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Sebte'ye (Ceuta) tek bir günde yaklaşık 60 bin kaçak göçmenin yüzerek girmesi, Avrupa Birliği'ni ayağa kaldırdı. İtalya, sınır kontrolünü sağlayamayan İspanya'nın Schengen Bölgesi'nden çıkarılması gerektiğini savunurken, İspanyol hükümeti olağanüstü önlemler aldı. Fas polisinin müdahalesiyle bazı göçmenler geri çevrilirken, binlerce kişi Sebte sokaklarında mahsur kaldı.
Afrika'dan Avrupa'ya toplu geçiş
Afrika kıtasından Avrupa'ya uzanan göç yollarının en kritik noktalarından biri olan Sebte, Fas ile İspanya arasında kara sınırına sahip. Normal şartlarda yüksek güvenlikli çitler ve deniz devriyeleriyle korunan kente, bu kez yüzme yoluyla kitlesel bir giriş gerçekleşti. Sabahın erken saatlerinde başlayan akın, kısa sürede on binleri buldu. Fas tarafındaki kaynaklar, göçmenlerin bir kısmının gönüllü olarak Fas'a geri döndüğünü, ancak çoğunluğunun Sebte'de kalmayı sürdürdüğünü aktarıyor. İspanyol hükümeti, bölgede acil durum ilan ederek Kızıl Haç ve diğer yardım kuruluşlarıyla koordineli çalışma başlattı.
İtalya'nın sert tepkisi
Avrupa'nın göç politikalarında en katı tutumlardan birini sergileyen İtalya, Sebte'deki kaosu fırsat bilerek İspanya'yı hedef aldı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sınırlarını koruyamayan bir ülkenin Schengen'de yeri olamaz. İspanya'nın bu konuda derhal adım atması gerekiyor." ifadelerini kullandı. Bu açıklama, iki ülke arasında diplomatik krize yol açarken, Avrupa Komisyonu'ndan ise henüz resmi bir yorum gelmedi. Ancak Brüksel'den sızan bilgilere göre, komisyon, olayın ciddiyetini değerlendirmek üzere acil toplantı kararı aldı.
Tarihsel arka plan ve yaşananlar
İspanya'nın Afrika toprakları Sebte ve Melilla, uzun yıllardır göçmenler için Avrupa'ya açılan kapı konumunda. Bu bölgelerden daha önce de çit aşma girişimleri olsa da, 60 bin kişilik bu kitlesel akın, 2014'ten bu yana yaşanan en büyük göç dalgası olarak kayıtlara geçti. Görgü tanıkları, sabah 7 civarında başlayan geçişlerde yüzlerce kişinin aynı anda denize girdiğini, sınır devriyelerinin sayıca yetersiz kaldığını belirtiyor. İspanya Başbakanı, yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "Bu insani dramın önüne geçmek için Fas ile iş birliği yaparak bölgedeki istikrarı sağlayacağız" dedi. Ancak Fas hükümeti, Sebte'nin kendi egemenliğinde olması gerektiği yönündeki iddialarını yineleyerek, bu tür göç hareketlerinin arkasında "uluslararası toplumun kayıtsızlığının" yattığını savundu.
Göçmenlerin durumu ve insani kriz
Sebte'deki geçici barınma merkezlerinde kapasite üzeri bir yoğunluk yaşanıyor. Göçmenlerin bir kısmı sokaklarda uyumak zorunda kalırken, gıda ve su kaynakları da sınırlı. Bölgedeki insani yardım kuruluşları, özellikle çocuk ve kadın göçmenlerin acil bakıma ihtiyaç duyduğunu raporluyor. İspanyol hükümeti, göçmenleri kimlik tespiti ve sağlık taraması için adli tıp merkezine yönlendiriyor. Ancak bu süreçte de büyük bir kaos yaşanıyor. Uzmanlar, bu kitlesel göçün, pandemi sonrasında ekonomik çöküntü ve bölgesel istikrarsızlıklar nedeniyle ivme kazanan daha büyük bir göç dalgasının habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor.
Değerlendirme
Sonuç olarak, Sebte'de yaşanan bu olağanüstü durum, Avrupa Birliği'nin sınır yönetimi politikalarındaki çelişkileri yeniden gündeme getirdi. İtalya'nın getirdiği "Schengen'den çıkarma" önerisi, Birlik içinde tartışma yaratsa da, asıl sorunun göçün köken nedenlerine yönelik ortak bir çözüm üretememek olduğu aşikâr. Avrupa'nın mülteci yükünü paylaşma konusundaki isteksizliği, sınır ülkelerini zor durumda bırakıyor. Sebte'deki göçmen akınının, önümüzdeki günlerde Avrupa siyasetinin ana gündem maddesi olması bekleniyor.