İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar, ABD'nin İran ile vardığı mutabakata sert tepki gösterdi. Zohar, "ABD, yakın gelecekte kendisini İsrail ile kaçınılmaz bir karşı karşıya gelme ve hesaplaşma rotasında bulacaktır" ifadelerini kullandı. Bakan, bu açıklamayı başkent Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında dile getirdi. Zohar'ın sözleri, İsrail ile ABD arasında son dönemde artan gerilimin bir yansıması olarak yorumlandı.
Mutabakata Tepkiler Büyüyor
Zohar, ABD'nin İran'la vardığı mutabakatın İsrail'in güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini savundu. "İran'ın nükleer programına yeşil ışık yakacak her türlü anlaşma, bölgedeki istikrarı bozma potansiyeli taşır" dedi. İsrail hükümetinin bu konuda Washington'a net mesajlar ilettiğini belirten Bakan, "Bizim için kırmızı çizgiler bellidir. ABD'nin bu çizgileri görmezden gelmesi kabul edilemez" şeklinde konuştu. Zohar ayrıca, uluslararası toplumun İran konusunda daha kararlı adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Bakanın bu çıkışı, İsrail siyasetinde geniş yankı buldu. Başbakanlık makamından yapılan açıklamada, "İsrail'in güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir ülkeye taviz verilmeyeceği" ifade edildi. Muhalefet kanadı ise hükümetin ABD ile ilişkileri daha dikkatli yönetmesi gerektiğini savundu.
Arka Plan: İsrail-ABD Gerilimi
ABD ve İran arasında son haftalarda yürütülen dolaylı müzakereler, İsrailli yetkilileri tedirgin ediyor. İsrail istihbarat kaynaklarına göre, mutabakatın İran'a uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürme izni verdiği yönünde endişeler mevcut. İsrail Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yapmış, "ABD'nin İran'a verdiği her taviz, bölgedeki caydırıcılığımızı zayıflatıyor" demişti. Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İsrail'in endişelerini anladıklarını ancak mevcut mutabakatın en iyi seçenek olduğunu belirtti. Uzmanlar, iki ülke arasında İran konusunda derin bir fikir ayrılığı olduğunu ve bu durumun önümüzdeki dönemde daha sık tartışılacağını öngörüyor.
Son olarak, İsrail'in nükleer tesislere yönelik olası bir askeri müdahale seçeneğini masada tuttuğu biliniyor. Zohar'ın sözleri, bu bağlamda ABD'ye yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. Bölgedeki gelişmeler, uluslararası toplum tarafından da yakından izleniyor.