İsrail'in eski müzakere heyeti üyesi Nitzan Alon, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümeti, Gazze Şeridi'nde savaşı uzatmakla itham etti. Alon, kısmi anlaşmaları tercih ederek savaşın süresini uzatan Netanyahu yönetiminin gereksiz kan ve şiddete neden olduğunu belirtti. Bu açıklamalar, İsrail içinde savaşın yönetimine yönelik artan eleştirilerin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
Eski müzakereciden sert eleştiriler
Nitzan Alon, İsrail ordusunda emekli bir general olarak, 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşının ilk aylarında müzakere heyetinde yer almıştı. Alon, yerel medyaya yaptığı açıklamada, Netanyahu hükümetinin esir takası ve ateşkes anlaşmalarında kısmi adımlar atarak savaşı bilinçli olarak uzattığını iddia etti. Alon, "Kısmi anlaşmalarla savaşı sürdürmek, hem İsrailli esirlerin hem de Gazze'deki sivillerin hayatını tehlikeye atıyor" dedi.
Savaşın gölgesinde siyasi kriz
İsrail'de savaşın yönetimi, özellikle siyasi hırsların askeri gerekliliklerin önüne geçtiği yönündeki eleştirilerle sarsılıyor. Emekli askerler ve muhalefet partileri, Netanyahu'nun koalisyon ortaklarını memnun etmek için Gazze'de sert bir hat izlediğini savunuyor. Alon'un açıklamaları, savaşın altıncı ayında İsrail toplumunda artan ateşkes talepleriyle örtüşüyor. Uzmanlar, Netanyahu'nun siyasi kariyerini savaşın sürdürülmesine bağladığını ve bu nedenle kapsayıcı bir anlaşmaya yanaşmadığını öne sürüyor.
Gazze'de ise insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ekim ayından bu yana 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Uluslararası toplum ateşkes çağrılarına rağmen taraflar arasındaki görüşmelerde somut ilerleme kaydedilemedi.
Nitzan Alon'un eleştirileri, İsrail'in savaş stratejisine yönelik en üst düzey muhalif seslerden biri olarak kayıtlara geçerken, eski müzakerecinin bu çıkışı siyasi kulisleri hareketlendirdi. Netanyahu hükümetine yakın kaynaklar ise Alon'un iddialarını reddederek, "İsrail'in kendini savunma hakkına vurgu yapıyor ve esirlerin kurtarılması için her türlü çabanın gösterildiğini" belirtiyor.
Bağımsız gözlemciler, savaşın bu noktada hem İsrail hem de Filistin açısından bir kazanç değil, kayıp ürettiğini söylüyor. Orta Doğu'da barışın ancak karşılıklı anlayış ve gerçekçi adımlarla mümkün olduğunun altı çizilirken, Alon'un çıkışı bu çerçevede bir uyarı niteliği taşıyor.