İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar, ABD yönetiminin İran ile devam eden müzakerelerine sert bir dille eleştiride bulundu. Zohar, yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik politikalarının Tel Aviv ve Washington arasında ciddi bir gerginliğe yol açtığını belirterek, "ABD'nin İran'la müzakere masasına oturması, bizim için kabul edilemez bir durumdur. Bu tutum, iki ülkeyi doğrudan çatışma rotasına sokar" ifadelerini kullandı. Bakan, İran'ın nükleer programının durdurulması için uluslararası toplumun daha kararlı adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Müzakereler ve İsrail'in Endişeleri
ABD ve İran arasında son haftalarda dolaylı görüşmelerin yeniden başladığı bildiriliyor. İsrail, bu görüşmelerin İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırmada yetersiz kalacağı endişesini taşıyor. Zohar, "Biz İran'ın nükleer silah elde etmesine izin vermeyeceğiz. ABD'nin bu konuda daha sert bir tutum alması gerekiyor" dedi. İsrail, uzun süredir İran'ın nükleer programına askeri müdahale dahil her türlü seçeneği masada tutuyor. Washington ise diplomatik çözümden yana olduğunu yineliyor.
Tarihsel Arka Plan
İsrail-ABD ilişkileri tarihsel olarak güçlü olsa da, İran konusu sık sık anlaşmazlıklara neden oluyor. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP), İsrail tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesi ve ardından İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yükseltmesi, gerilimi daha da artırmıştı. İsrail, KOEP sonrası İran'ın bölgesel faaliyetlerinin arttığını iddia ediyor.
Uluslararası Tepkiler
Zohar'ın açıklamaları, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir yanıt gelmezken, bazı analistler İsrail'in bu çıkışını müzakereleri etkileme girişimi olarak yorumluyor. İran ise İsrail'in açıklamalarını "sorumsuzca" olarak nitelendirdi. Bölgesel güçler, tarafları itidal çağrısında bulundu.
Sonuç ve Değerlendirme
İsrail'in ABD'ye yönelik bu uyarısı, iki müttefik arasında nadir görülen bir açık çatışma örneği. İsrail, İran'ın nükleer tehdidine karşı kendi kırmızı çizgilerini korumaya kararlı görünüyor. ABD'nin diplomatik süreci İsrail'in güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütüp yürütmeyeceği belirsizliğini koruyor. Bu gelişme, Orta Doğu'daki hassas dengeleri yeniden şekillendirebilir.