İsrail ordusuna bağlı askeri sansür makamı, 2025 yılında toplam 5 bin 240 haberin yayınlanmasını tamamen yasakladı veya içeriğine müdahale etti. İsrail basınında yer alan haberlere göre, sansür uygulamaları özellikle güvenlik, istihbarat ve askeri operasyonlarla ilgili konularda yoğunlaştı. Sansür kurulu, yıl boyunca medya kuruluşlarına binlerce talimat göndererek belirli bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını engelledi.
Hangi haberler hedef alındı?
Sansüre uğrayan haberler arasında askeri birliklerin konuşlanması, istihbarat faaliyetleri, roket saldırılarının etkileri ve askeri teçhizatla ilgili ayrıntılar yer aldı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ndeki operasyonlara ilişkin sivil kayıpların boyutu ve altyapı hasarına dair bazı haberler de sansürcüler tarafından değiştirildi veya yayından kaldırıldı. Sansür kurulunun kararlarına uymayan medya kuruluşlarına para cezası ve geçici yayın durdurma gibi yaptırımlar uygulandı.
Basın özgürlüğü tartışmaları
Bu gelişme, İsrail'de basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uluslararası basın örgütleri, askeri sansürün şeffaflığı engellediğini ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kısıtladığını belirtti. İsrail'in resmi sansür politikası, 1948'den bu yana ülkenin güvenliğini tehdit edebilecek bilgilerin yayınlanmasını engellemek amacıyla uygulanıyor. Ancak eleştirmenler, uygulamanın son yıllarda kapsamının genişlediğini ve siyasi amaçlarla kullanıldığını iddia ediyor.
Bağımsız gazeteciler ve insan hakları savunucuları, sansürün özellikle Filistin topraklarındaki askeri faaliyetlere ilişkin haberler üzerinde yoğunlaştığını ve bu durumun uluslararası hukuk ihlallerinin belgelenmesini zorlaştırdığını vurguluyor. İsrail ordusu ise sansürün yalnızca gerçek güvenlik risklerine karşı uygulandığını ve demokratik ülkelerde benzer uygulamaların bulunduğunu savunuyor.
2025 yılına ait bu sansür verileri, İsrail'in çatışma bölgelerindeki haber akışı üzerinde sıkı bir kontrol sağladığını gösteriyor. Medya özgürlüğü endekslerinde alt sıralarda yer alan İsrail, bu uygulamayla haber alma hakkını sınırlarken, uluslararası basın kuruluşlarının da dikkatini çekiyor.