İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Sur kent merkezine yönelik saldırı tehdidinde bulunarak, bölge sakinlerine evlerini derhal terk etmeleri ve Zehrani Nehri'nin kuzeyine gitmeleri uyarısında bulundu. Bu hamle, bölgedeki tansiyonu yeniden tırmandırırken, İran basınında çıkan haberlere göre Tahran ile Washington arasında ablukanın kaldırılması ve ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi konusunda prensipte anlaşmaya varıldığı iddia edildi.
Sur’da Sivillere Tahliye Çağrısı
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Sur kent merkezinde belirli binaların yakında hedef alınacağını duyurdu. Adraee, "Hizbullah'a ait askeri altyapıya karşı operasyonlarımız kapsamında, sivillerin güvenliği için bu bölgelerin boşaltılması şarttır. Lütfen derhal Zehrani Nehri'nin kuzeyine geçin" ifadelerini kullandı. Daha önce de İsrail, Lübnan'ın güneyindeki birçok köy ve kasaba için benzer uyarılar yapmıştı.
Lübnanlı yetkililer, tahliye çağrılarının ardından Sur'da panik yaşandığını, onlarca ailenin evlerini terk ederek kuzeye doğru yola çıktığını bildirdi. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), bölgedeki durumu yakından takip ettiğini ve sivil kayıpların önlenmesi için taraflara itidal çağrısı yaptı.
İran-ABD Görüşmelerinde Sürpriz Gelişme
İran devlet medyası, kaynaklara dayandırdığı haberinde, Tahran yönetimi ile Washington arasında uzun süredir devam eden dolaylı müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini öne sürdü. Habere göre, iki taraf, İran'a uygulanan ekonomik ambargonun kademeli olarak kaldırılması ve ABD'nin Körfez'deki askeri varlığını azaltması konusunda mutabakata vardı. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Uzmanlar, bu gelişmenin İsrail-Lübnan gerginliğini doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor.
İsrail'in Sur'a yönelik tehdidi, Hizbullah'ın bölgedeki varlığına karşı operasyonlarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Geçtiğimiz haftalarda da İsrail, Lübnan sınırında Hizbullah'a ait olduğu belirtilen noktaları vurmuştu. Bölgedeki tansiyon, uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarına rağmen düşmüş değil.
Bağımsız analistler, İsrail'in sivil tahliye çağrılarını savaş hukukunun bir gereği olarak yaparken, asıl hedefin Hizbullah'ın lojistik ve komuta merkezleri olduğunu vurguluyor. Ancak bu tür uyarıların geniş çaplı bir kara harekâtının habercisi olabileceği de değerlendiriliyor. Öte yandan, İran ve ABD arasında olası bir anlaşma, Ortadoğu'daki güç dengelerini değiştirebilir ve İsrail'in hareket alanını kısıtlayabilir. Şimdi gözler, hem Sur'dan gelecek haberlerde hem de Washington ile Tahran arasındaki diplomatik kanallarda.