İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin 5. turu, ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da başladı. Taraflar, deniz yetki alanları ve ekonomik iş birliği konularında ilerleme kaydetmeyi hedefliyor. Görüşmelerin, bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor.
Müzakere sürecinin arka planı
Ekim 2020'de başlayan doğrudan müzakereler, iki ülke arasında on yıllardır süren gerginliğin ardından diplomatik bir adım olarak değerlendiriliyor. Önceki dört turda teknik düzeyde ilerleme sağlanmış, ancak siyasi engeller nedeniyle kesintiler yaşanmıştı. Bu turda, özellikle Doğu Akdeniz'deki doğal gaz kaynaklarının paylaşımı ve deniz sınırlarının belirlenmesi konularının masaya yatırılması bekleniyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın himayesinde gerçekleşen görüşmelerde, Uluslararası Enerji Ajansı'nın da gözlemci olarak katıldığı bildirildi.
Ekonomik boyut ve bölgesel yansımalar
Müzakerelerin ekonomik boyutu öne çıkıyor. İsrail ve Lübnan'ın deniz sınırı anlaşmazlığı, potansiyel doğal gaz rezervlerinin işletilmesini engelliyor. Uzmanlar, anlaşma sağlanması halinde Lübnan'ın ekonomik krizden çıkışına katkı sağlayabileceğini, İsrail'in ise enerji ihracatını artırabileceğini ifade ediyor. Bölgede Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi ile de benzer anlaşmalar bulunuyor. Ancak Lübnan'da Hizbullah'ın etkisi ve iç siyasi krizler, sürecin kırılganlığını artırıyor. ABD'nin arabuluculuğu, iki taraf arasında güven inşası açısından önemli bir rol oynuyor.
Bu turda somut bir ilerleme kaydedilmesi halinde, altıncı turun da yine Washington'da yapılması planlanıyor. Uluslararası toplum, müzakerelerin başarıyla sonuçlanması halinde Doğu Akdeniz'de enerji iş birliğinin artabileceğini ve bölgesel gerilimlerin azalabileceğini değerlendiriyor. Taraflar, diplomatik kanalların açık kalmasının önemini vurgularken, sahadaki askeri hareketlilik dikkatle izleniyor.