İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda 26 Haziran 2025'te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Tel Aviv yönetimi, işgal altındaki topraklardaki askeri varlığını sürdürüyor ve tansiyonu yükseltecek adımlar atmaya devam ediyor. Ateşkesin yürürlüğe girmesinin üzerinden bir ay geçmesine karşın, sınır bölgelerinde çatışmaların yeniden başlayabileceğine dair endişeler artıyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), her iki tarafı da ateşkese uymaya çağırırken, bölge halkı belirsizlik içinde yaşamını sürdürüyor.
Ateşkes ihlalleri ve sınırda gerginlik
İsrail ordusu, ateşkes anlaşması kapsamında çekilmesi gereken bölgelerden henüz tamamen çekilmedi. Gözlemcilere göre, Tel Aviv yönetimi anlaşmayı "kâğıt üzerinde" kabul ederken sahada farklı bir strateji izliyor. Özellikle Lübnan'ın güneyindeki Şebaa Çiftlikleri ve çevresinde İsrail askeri araçlarının devriye gezmeye devam etmesi, Hizbullah'ın tepkisini çekiyor. Hizbullah sözcüleri, İsrail'in ihlallerinin kendilerine meşru müdafaa hakkı verdiğini belirtiyor.
26 Haziran anlaşması, İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini, sınırın BM denetiminde güvenli hale getirilmesini ve Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını öngörüyordu. Ancak bugüne kadar bu maddelerin hiçbiri tam anlamıyla uygulanmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "güvenlik garantileri olmadan çekilmeyeceğiz" açıklaması, anlaşmanın geleceğini belirsiz kılıyor.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Ateşkesin sağlanmasında kritik rol oynayan ABD, İsrail'in ihlallerine karşı henüz somut bir adım atmadı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Tarafların anlaşmanın ruhuna uygun davranması gerektiği" vurgulanmakla yetinildi. Bu tutum, İsrail'e verilen zımni desteğin devam ettiği şeklinde yorumlanıyor.
Öte yandan, İran destekli Hizbullah'ın elinde halen binlerce roket ve füze bulunduğu biliniyor. Örgüt, ateşkesi geçici bir durum olarak gördüğünü ve İsrail'in işgal altındaki topraklardan çekilmemesi halinde yeniden çatışmalara hazır olduğunu sinyallerini veriyor. Lübnan hükümeti ise ekonomik krizle boğuşurken yeni bir savaşı kaldıramayacağının farkında. Başbakan Necip Mikati, uluslararası topluma ateşkesin korunması için İsrail'e baskı yapılması çağrısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi, 26 Haziran ateşkesini destekleyen bir karar almıştı ancak kararın uygulanması için yaptırım mekanizması bulunmuyor. Uzmanlar, taraflar arasındaki güvensizlik ve sahadaki çıkmazın ateşkesi kalıcı kılmadığını belirtiyor.
İnsani durum ve bölge halkı
Çatışmaların sürdüğü dönemde yüz binlerce Lübnanlı evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Ateşkesin ardından bir kısım insan geri dönse de, sınır bölgelerinde yaşayanlar hâlâ güvende hissetmiyor. Özellikle mayınlar ve patlamamış mühimmat nedeniyle tarım arazilerine erişim kısıtlı. Birleşmiş Milletler, bölgede insani yardımın devam ettiğini ancak kalıcı barış olmadan normal hayata dönüşün mümkün olmadığını vurguluyor.
Bu tablo, İsrail'in işgal inadını sürdürmesinin sadece askeri değil, aynı zamanda insani bir krize de yol açtığını gösteriyor. Tansiyonun yüksek kaldığı bir ortamda, küçük bir kıvılcımın yeniden büyük bir çatışmayı tetiklemesi an meselesi.