İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasının imzalanmasına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Son saldırılarda, aralarında 2 çocuğun da bulunduğu 8 Filistinli yaşamını yitirdi. Saldırıların, Refah ve Han Yunus kentlerindeki sivil yerleşim yerlerini hedef aldığı bildirildi. Filistin Sağlık Bakanlığı, ölenlerden 4'ünün kadın olduğunu, çok sayıda kişinin de yaralandığını açıkladı.
Saldırıların Ayrıntıları
Yerel kaynaklara göre, İsrail savaş uçakları gece saatlerinde Gazze'nin güneyindeki Han Yunus ve Refah kentlerinde birkaç eve eş zamanlı saldırı düzenledi. Saldırılar sonucu enkaz altında kalan ailelerden kurtarma ekipleri cesetlere ulaştı. Filistin Kızılayı, olay yerine sevk edilen ambulansların yaralıları bölgedeki hastanelere taşıdığını doğruladı. Görgü tanıkları, saldırıların ardından bölgede büyük bir toz bulutu oluştuğunu ve panik yaşandığını belirtti.
Ateşkesin Garantörleri ve Uluslararası Tepkiler
Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşması, tarafların karşılıklı olarak saldırıları durdurmasını öngörüyor. Ancak İsrail ordusu, anlaşmaya rağmen Gazze'ye yönelik hava operasyonlarını sürdürüyor. Bu durum, ateşkesin kalıcılığı konusunda ciddi endişelere yol açıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ANTÓNIO GUTERRES, yaptığı yazılı açıklamada, "Ateşkesin ihlali kabul edilemez. Uluslararası toplum, ateşkesin taraflarca tam olarak uygulanmasını sağlamak için derhal harekete geçmelidir" ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise İsrail'e ateşkese uyma çağrısında bulunurken, bölgede tansiyonun düşürülmesi için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.
Gazze'de İnsani Durum Giderek Kötüleşiyor
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği saldırıların ardından başlayan İsrail askeri operasyonları, Gazze'de büyük bir yıkıma neden oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda şu ana kadar 37 bin Filistinli hayatını kaybetti, bölge nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i yerinden edildi. Altyapı büyük ölçüde tahrip oldu; hastaneler, okullar ve su şebekeleri çalışamaz hale geldi. Gazze'deki insani yardım kuruluşları, gıda, su ve tıbbi malzeme eksikliğinin kritik seviyeye ulaştığını rapor ediyor. Ateşkesin sağlanmasına rağmen, insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında ciddi engeller yaşanıyor. İsrail, güvenlik gerekçesiyle yardım konvoylarını denetliyor ve bazılarını geri çeviriyor.
Tarafların Açıklamaları ve Görüş Ayrılıkları
İsrail ordusu, saldırıların, ateşkesi ihlal eden "Hamas militanlarını hedef aldığını" iddia etti. Ancak Filistinli yetkililer, ölen sivillerin çoğunun kadın ve çocuk olduğuna dikkat çekerek, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunuyor. Hamas sözcüsü, yaptığı açıklamada, "İsrail'in ateşkesi hiçe sayması, savaş suçudur. Uluslararası toplum bu vahşeti durdurmak için derhal müdahale etmelidir" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, ordunun Gazze'deki operasyonlarını tam zafer sağlanana kadar sürdüreceğini yineledi. Bu açıklamalar, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu ve kalıcı bir barışın sağlanmasının zorluğunu gözler önüne seriyor.
Bölgede Yeni Bir Şiddet Döngüsü Riski
Uzmanlar, İsrail'in saldırılarını sürdürmesinin, bölgede yeni bir şiddet sarmalına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Filistinli gruplar, ateşkesin ihlal edilmesi halinde misilleme yapabileceklerini açıkladı. Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesi, bölgesel bir savaşın çıkması riskini de beraberinde getiriyor. Iran destekli Hizbullah'ın Lübnan sınırından İsrail'e yönelik füze saldırıları devam ediyor. Bu durum, çatışmaların genişlemesine yönelik endişeleri artırıyor. Uluslararası kriz grubu analistleri, ateşkesin kalıcı olması için taraflar arasında güven artırıcı adımlar atılması ve kapsamlı bir barış müzakeresinin başlatılması gerektiğini vurguluyor.
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, ateşkesin sadece kağıt üzerinde kaldığını ve sivil halkın bedel ödemeye devam ettiğini gösteriyor. Uluslararası toplumun, arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırması ve ateşkesi denetleyecek etkili bir mekanizma oluşturması kaçınılmaz görünüyor. Aksi takdirde, Orta Doğu'da daha büyük bir felaketin eşiğine gelinebileceği herkesin ortak kabulü.