İşgalci İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın Kalkilya kentinde Kuran-ı Kerim yayını yapan 'Hüda Kuranı Kerim' adlı radyo istasyonuna sabah saatlerinde baskın düzenledi. Askerler, ofiste bulunan tüm yayın ekipmanlarına el koyarken, istasyonun yayınına son verildi. Olay, bölgede yaşayan Filistinliler arasında büyük tepkiye yol açarken, İsrail ordusu baskının 'güvenlik gerekçesiyle' yapıldığını açıkladı.
Baskın Detayları
Edinilen bilgilere göre, İsrail askerleri bugün şafak vakti Kalkilya'nın doğusundaki bir binada bulunan radyo stüdyosuna operasyon düzenledi. Baskında, yayın cihazları, bilgisayarlar ve diğer teknik ekipmanlara el konuldu. Görgü tanıkları, askerlerin radyo çalışanlarını bir süre gözaltında tuttuğunu, ardından serbest bıraktığını ancak stüdyoyu mühürlediğini belirtti. Radyo yetkilileri, yayınların durdurulmasının ardından dinleyicilere sosyal medya hesaplarından kısa bir süre önce duyuru yaparak, 'İsrail güçleri tarafından kapatıldıklarını' duyurdu.
Hüda Kuranı Kerim Radyosu, bölgede günlük olarak Kuran tilaveti, dini programlar ve güncel haberler yayınlıyordu. İstasyon, özellikle kırsal kesimde yaşayan ve internet erişimi kısıtlı Filistinliler için önemli bir bilgi kaynağı niteliği taşıyordu. Radyonun kapatılması, bölgedeki medya özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Filistin'den Tepkiler
Filistin Ulusal Yönetimi, baskını kınayan bir açıklama yayımlayarak, İsrail'in bu tür eylemlerle Filistin halkının temel haklarını ihlal ettiğini belirtti. Filistin Medya Bakanı, yaptığı yazılı açıklamada, 'Bu saldırı, işgal altındaki topraklarda ifade özgürlüğüne yönelik bir darbe niteliğindedir. Uluslararası toplumu, İsrail'i bu tür keyfi uygulamalardan vazgeçirmeye çağırıyoruz' ifadelerini kullandı. Ayrıca, Filistin Gazeteciler Sendikası da olayı kınayarak, İsrail güçlerinin medya kuruluşlarına yönelik saldırılarının arttığına dikkat çekti.
Kalkilya Belediye Başkanı ise radyonun kapatılmasının bölge halkına yönelik bir cezalandırma olduğunu savundu: 'Bu radyo, halkımızın manevi değerlerine hizmet ediyordu. Bunun kapatılması, işgalin acımasızlığını gösteriyor.'
İsrail'in Gerekçesi ve Uluslararası Hukuk
İsrail Savunma Kuvvetleri'nden (IDF) yapılan açıklamada, söz konusu radyo istasyonunun 'Hamas bağlantılı olduğu ve bölgede güvenlik riski oluşturduğu' iddia edildi. Açıklamada, 'Kur'an yayını yapmak yasak değildir; ancak bu istasyonun, terör örgütüne ait yayınlar yaptığına dair istihbarat bulunmaktadır' denildi. Ancak, İsrail'in bu iddialarına dair somut bir kanıt ortaya konulmadı. Uluslararası hukukta, işgal altındaki topraklarda yaşayan sivil halkın medyaya erişimi ve ifade özgürlüğü hakkı tanınmış olup, İsrail'in bu tür uygulamaları Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırılık teşkil ediyor.
Bölgede daha önce de birçok medya kuruluşu benzer baskınlara maruz kalmıştı. 2022'de El Cezire'nin Batı Şeria ofisi askerlerce basılmış, 2023'te ise birçok yerel radyo istasyonunun yayını geçici olarak durdurulmuştu. Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi kuruluşlar, İsrail'i Filistin'de basın özgürlüğünü sistematik olarak kısıtlamakla suçluyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Bu baskın, yalnızca bir radyo istasyonunun kapatılması değil, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilerin kendi seslerini duyurabilecekleri mecraların giderek daraltılması anlamına geliyor. Kuran yayını yapan bir radyonun 'güvenlik riski' olarak tanımlanması, İsrail'in meşruiyet çerçevesini ne kadar genişlettiğini gösteriyor. Bu tür uygulamalar, uluslararası toplumun ve medya özgürlüğü savunucularının tepkisini çekmeye devam edecek gibi görünüyor. Barış sürecinin tıkanmış olduğu bir dönemde, işgal politikalarının bu şekilde sürdürülmesi, bölgede daha fazla gerginliğe yol açabilir.