Isparta'da her yıl Mayıs-Haziran aylarında başlayan gül hasadı, bu yıl da erken saatlerde tarlalarda çalışan işçilerle sürüyor. Ortalama 4 ton gülden elde edilen 1 kilogram gül yağı, uluslararası piyasada 12 bin avroya (yaklaşık 645 bin Türk Lirası) alıcı buluyor. Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65'ini karşılayan Isparta, bu katma değerli ürünle 'pembe hazine' olarak anılıyor.
Hasat sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor
Isparta'da gül hasadı, güneşin doğuşuyla birlikte başlıyor. Gül çiçekleri, içindeki uçucu yağın kaybolmaması için sabah erken saatlerde toplanıyor. Bölgedeki 30 bine yakın aile, 7 bin 500 hektarlık alanda hasat yapıyor. Toplanan güller, işleme tesislerinde -Isparta gülü (Rosa damascena) olarak bilinen türden- damıtma yöntemiyle yağa dönüştürülüyor. 4 ton gülden 1 litreye yakın gül yağı elde ediliyor. Bu da litre başına ortalama 12 bin avro fiyat anlamına geliyor.
Ekonomik değer ve ihracat
Gül yağı, kozmetik ve parfüm endüstrisinin vazgeçilmez ham maddelerinden biri. Isparta'dan ihraç edilen gül yağı, başta Fransa ve İsviçre olmak üzere birçok ülkeye gönderiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 yılında Isparta'dan yapılan gül yağı ihracatı 50 milyon dolara ulaştı. Bölge ekonomisinde önemli yer tutan bu ürün, kırsal kalkınmaya da katkı sağlıyor. Gül yetiştiriciliği, özellikle küçük aile işletmeleri için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor.
Gül yağı üretiminde kaliteyi belirleyen en önemli faktör, hasat zamanı ve damıtma sürecidir. Isparta'da üretilen gül yağı, uluslararası standartlarda yüksek kaliteye sahip olduğu için tercih ediliyor. Bölgede ayrıca gül suyu ve gül reçeli gibi yan ürünler de üretilerek katma değer artırılıyor.
Sürdürülebilirlik ve gelecek
Isparta'daki gül üreticileri, sürdürülebilir tarım uygulamalarına yöneliyor. Organik gül yağı üretimi, özellikle Avrupa pazarında büyük talep görüyor. Bölgede kooperatifleşme oranı artarken, devlet de gül yetiştiriciliğini desteklemek için çeşitli teşvikler sunuyor. Ancak iklim değişikliği ve sulama sorunları, üretim için risk oluşturuyor. Önümüzdeki yıllarda verimliliği artırmak için araştırma-geliştirme çalışmaları hızlandırılmalı.
Isparta'nın 'pembe hazinesi', sadece bölge ekonomisi için değil, Türkiye'nin tarımsal ihracatı için de stratejik bir öneme sahip. Gül yağının dünya piyasasında gördüğü talep, bu ürünün gelecekte de değerli kalacağını gösteriyor. Ancak üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi için pazarlama ve markalaşma çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekiyor. Isparta gülü, coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınmış durumda; bu da ürünün orijinalliğini ve kalitesini garanti altına alıyor.