21 Ağustos 1969'da Mescid-i Aksa Külliyesi'nin Avustralyalı bir Hristiyan-Siyonist tarafından kundaklanması, İslam dünyasında derin bir infial yarattı. Bu saldırı, Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdülaziz'in çağrısıyla Fas'ın başkenti Rabat'ta olağanüstü bir toplantı düzenlenmesine öncülük etti. Toplantıda, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) kurulmasına karar verildi. Böylece, İslam ülkeleri ilk kez ortak bir platformda bir araya gelerek, hem kutsal mekânlara yönelik saldırılara hem de Filistin meselesine kolektif bir tepki gösterdi.
Mescid-i Aksa Saldırısı ve İslam Dünyasının Tepkisi
Kundaklama saldırısı, Mescid-i Aksa'nın güney kanadındaki Selahaddin Eyyubi döneminden kalma minberin yanmasına neden oldu. Olay, sadece dini bir mekâna saldırı değil, aynı zamanda Müslümanların kutsal değerlerine yönelik bir provokasyon olarak algılandı. Dönemin birçok İslam ülkesi, saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı; ancak dağınık tepkilerin ötesine geçilmesi gerekiyordu. Kral Faysal, İslam dünyasının ortak bir ses çıkarması gerektiğini savunarak, 22-25 Eylül 1969 tarihleri arasında Rabat'ta olağanüstü bir zirve topladı. Zirveye 25 İslam ülkesinin devlet başkanı, başbakanı veya temsilcisi katıldı.
Rabat'ta alınan kararla, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın temelleri atıldı. Teşkilatın kuruluş amacı, İslam ülkeleri arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve bilimsel alanlarda işbirliğini güçlendirmek; ayrıca Filistin davasını uluslararası platformlarda savunmaktı. Kuruluş kararında, Mescid-i Aksa'nın statüsünün korunması ve Kudüs'ün İslam dünyası için önemi vurgulandı.
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kuruluşu ve Gelişimi
İlk toplantının ardından, 1970 yılında Cidde'de İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) adıyla kurumsallaşan yapı, 1972'de İslam Dışişleri Bakanları Konferansı'nı topladı. 1975'te ise teşkilatın tüzüğü kabul edildi. Zamanla üye sayısı 57'ye ulaşan İİT, Birleşmiş Milletler'den sonra en büyük uluslararası örgüt haline geldi. 2011 yılında adı İslam İşbirliği Teşkilatı olarak değiştirildi. Teşkilat, Filistin meselesi başta olmak üzere, İslamofobi, terörizm, insani krizler ve kalkınma gibi konularda aktif rol almaktadır.
Mescid-i Aksa saldırısı, İslam dünyasının ortak hareket etme iradesini göstermesi açısından bir dönüm noktası oldu. Kral Faysal'ın liderliğinde atılan adım, sadece bir tepki değil, aynı zamanda kalıcı bir işbirliği mekanizmasının doğuşuydu. Bugün İİT, İslam ülkeleri arasında diyalog ve dayanışmayı tesis etmeye çalışırken, kuruluşuna ilham veren acı olayı da unutturmamaktadır.
Sonuç olarak, 1969'daki kundaklama, İslam coğrafyasında derin yaralar açsa da, bu acı olay İslam ülkelerinin bir araya gelerek ortak bir ses çıkarmasını sağladı. İslam İşbirliği Teşkilatı, o günden bugüne İslam dünyasının ortak çıkarlarını savunma ve kutsal değerleri koruma misyonunu sürdürmektedir. Bu yönüyle teşkilat, sadece bir tepki değil, aynı zamanda bir gelecek projesidir.