İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), kentin içme ve kullanma suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Ömerli Havzası'nda kaçak yapılaşmaya karşı yürüttüğü mücadeleye kararlılıkla devam ediyor. Bu kapsamda, havzanın mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında yer alan Pendik ilçesi Emirli Mahallesi'nde, mevzuata aykırı olduğu tespit edilen yapılar ekipler tarafından kaldırıldı. İSKİ yetkilileri, su kaynaklarının korunması amacıyla bu tür operasyonların aralıksız süreceğini belirtti.
Havza Koruma Mevzuatı ve İSKİ'nin Yetkileri
İSKİ, 2560 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, İstanbul'daki su havzalarının korunmasından sorumlu kurum olarak öne çıkıyor. Ömerli Havzası, kentin su ihtiyacının yaklaşık dörtte birini karşılayan kritik bir kaynak konumunda. Havzanın mutlak koruma alanları, insan sağlığı ve çevre açısından en hassas bölgeler olarak kabul ediliyor. Bu alanlarda her türlü yapılaşma, tarım faaliyetleri ve hatta insan girişi bile sınırlandırılmış durumda. Kısa mesafeli koruma alanlarında ise belirli koşullar altında sınırlı faaliyetlere izin veriliyor, ancak kaçak yapılar kesinlikle yasak.
İSKİ ekipleri, Emirli Mahallesi'nde yaptığı denetimlerde, bu koruma alanlarında kaçak olarak inşa edilmiş yapılar tespit etti. Yapıların, havza mevzuatına aykırı olduğu ve su kaynaklarına zarar verebileceği belirlendi. Bunun üzerine idari süreç başlatıldı ve yapı sahiplerine yasal tebligatlar yapıldı. Tebligat süresinin ardından ekipler, yapıları kontrollü bir şekilde yıkarak bölgeyi eski haline döndürdü. Operasyon sırasında çevre güvenliği de alınırken, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.
Su Kaynaklarının Korunması Hayati Önem Taşıyor
Uzmanlar, iklim değişikliği ve artan nüfus nedeniyle su kaynaklarının her zamankinden daha kritik olduğuna dikkat çekiyor. İstanbul gibi devasa bir metropolde, su havzalarının korunması; sürdürülebilir su yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Çevre mühendisleri, havza alanlarındaki kaçak yapılaşmanın yüzey ve yeraltı sularını kirletebileceğini, su kalitesini düşürebileceğini ve ekosistemi bozabileceğini vurguluyor. Bu nedenle İSKİ'nin denetim ve yıkım faaliyetlerinin, yalnızca yasal bir zorunluluk değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade ediliyor.
Ömerli Havzası'ndaki bu son operasyon, İSKİ'nin kararlılığını ortaya koyarken, kaçak yapı sahiplerine de açık bir mesaj niteliği taşıyor. İSKİ, havza sınırları içinde izinsiz hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğini, denetimlerin düzenli olarak devam edeceğini açıkladı. Kurum, vatandaşların da hassasiyet göstermesi gerektiğini, havza koruma alanlarında herhangi bir faaliyet öncesinde mutlaka ilgili kurumlardan bilgi alınması gerektiğini hatırlattı.
Geçmişte de Benzer Operasyonlar Yapıldı
Bu uygulama, İSKİ'nin havza koruma çalışmalarında ilk örnek değil. Geçmişte de Ömerli, Elmalı ve Terkos gibi havzalarda kaçak yapılara yönelik çok sayıda yıkım gerçekleştirildi. Özellikle son yıllarda drone destekli denetimlerle havzalardaki izinsiz yapılaşma daha hızlı tespit edilir hale geldi. İSKİ, teknolojik imkanları da kullanarak havza sınırları içindeki tüm değişiklikleri anlık olarak izleyebiliyor.
Buna rağmen, kaçak yapılaşmanın önlenmesi konusunda hâlâ ciddi zorluklar yaşanıyor. Özellikle gecekondu yapımının yaygın olduğu bölgelerde, yıkım kararları bazen toplumsal tepkilere neden olabiliyor. Ancak İSKİ, su kaynaklarının korunmasının kamu yararı olduğunu ve bu konuda taviz verilmeyeceğini net şekilde ortaya koyuyor. Kurum, yıkım öncesinde vatandaşları bilgilendiriyor, yasal haklarını kullanmalarına imkan tanıyor, ancak havza açısından zararlı yapılar konusunda asla geri adım atmıyor.
Vatandaşlara Çağrı: Havzayı Koruyalım
İSKİ yetkilileri, havzaların korunmasının yalnızca kurumların değil tüm İstanbulluların ortak görevi olduğunu belirtiyor. Vatandaşların, havza sınırları içinde herhangi bir kaçak yapı gördüklerinde İSKİ'ye ihbar etmeleri isteniyor. Bu sayede hem su kaynakları korunacak hem de olası mağduriyetlerin önüne geçilebilecek. Yetkililer, "Suyumuza sahip çıkalım" sloganıyla çağrılarını yineliyor.
İstanbul'un geleceği için su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi kritik önem taşıyor. Bu nedenle İSKİ'nin yürüttüğü denetim ve yıkım çalışmalarının, kentsel dönüşüm ve çevre politikalarının da önemli bir parçası olduğu açıkça görülüyor.