Suudi Arabistanlı emekli Tümgeneral Muhammed Salih el-Harbi, iki ülke arasındaki diplomatik ve askeri ilişkilerin çok ileri bir seviyede olduğunu belirterek, Türkiye’nin güvenilir bir ortak ve müttefik olduğunu söyledi. El-Harbi, özellikle savunma sanayiinde Baykar ile yapılan işbirliğine vurgu yaptı. Bu açıklamalar, bölgesel dengeler açısından kritik bir dönemde geldi ve iki ülkenin yakınlaşmasının yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor.
Savunma Sanayiinde Stratejik Ortaklık
El-Harbi, Suudi Arabistan’ın savunma alanında Türk şirketleriyle işbirliğini genişlettiğini, özellikle Baykar’ın insansız hava araçlarına büyük ilgi gösterildiğini ifade etti. Baykar’ın ürettiği Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi platformlar, Suudi ordusunun modernizasyon sürecinde önemli bir rol oynıyor. El-Harbi, “Türkiye, savunma sanayiinde kendini kanıtlamış bir ülke. Bu işbirliği, iki ülkenin de güvenlik çıkarlarına hizmet ediyor” dedi. Suudi basınında yer alan haberlere göre, Riyad yönetimi son yıllarda askeri tedarik zincirinde çeşitliliğe gitmiş, ABD’ye bağımlılığı azaltmak için Türkiye gibi alternatif üreticilere yönelmiştir.
Savunma işbirliği, yalnızca silah satışıyla sınırlı değil; aynı zamanda teknoloji transferi, ortak üretim ve askeri eğitim alanlarında da kendini gösteriyor. Türk savunma firmaları, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu hedefleri doğrultusunda yerli üretim kapasitesinin artırılmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda, iki ülke arasında imzalanan mutabakat muhtıraları, askeri ve savunma alanındaki bağları kurumsal bir çerçeveye oturtuyor.
Bölgesel İlişkilerde Yeni Dönem
El-Harbi’nin açıklamaları, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin son birkaç yılda kaydettiği ilerlemenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasında 2020’li yılların başında yaşanan gerginliklerin ardından başlayan normalleşme süreci, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2022’de Cidde ve Riyad’a gerçekleştirdiği ziyaretlerle ivme kazanmıştı. Karşılıklı ziyaretler, ticaret hacminin artmasına ve bölgesel krizlerde koordinasyonun güçlenmesine zemin hazırladı.
Ekonomik ilişkiler de bu olumlu havadan payını aldı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi, 2023 yılında 7 milyar doları aşarak son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Suudi Arabistan’daki Türk müteahhitlik firmalarının üstlendiği projelerin toplam değeri ise 20 milyar doları buluyor. Bu durum, iki ülkenin karşılıklı ekonomik bağımlılığının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel düzeyde ise Türkiye ve Suudi Arabistan, Suriye, Irak, Libya ve Yemen gibi kriz bölgelerinde ortak tutum sergilemeye çalışıyor. Özellikle 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de devam eden İsrail-Hamas çatışmaları sırasında iki ülke, Filistin davasındaki desteklerini birleştirmiş, uluslararası platformlarda birlikte hareket etmiştir. Bu durum, El-Harbi’nin “Türkiye güvenilir bir ortak” sözünü pekiştiren önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Ankara ve Riyad arasındaki yakınlaşma, yalnızca hükümetler düzeyinde değil, toplumlar arası temaslarda da kendini gösteriyor. Suudi turistlerin Türkiye’ye ilgisi her geçen yıl artarken, Türk dizilerinin Suudi Arabistan’da popülerliği, kültürel alışverişi hızlandırıyor. Bu durum, diplomatik ilişkilerin toplumsal tabana yayılmasına katkı sağlıyor.
Değerlendirme
Suudi Arabistanlı bir askeri yetkilinin Türkiye hakkında bu kadar olumlu konuşması, iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin derinleştiğine dair güçlü bir işarettir. Özellikle savunma sanayiindeki işbirliği, her iki tarafın da güvenlik çıkarlarını desteklerken, bölgesel istikrara da katkı sağlayabilir. Ancak, bu yakınlaşmanın sürdürülebilir olması için tarafların karşılıklı güveni pekiştirmesi ve yaşanan geçmiş anlaşmazlıkları geride bırakması önemlidir. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın güçlü ortaklığı, yalnızca ikili ilişkiler için değil, Orta Doğu’nun barış ve refahı için de hayati bir önem taşıyor.