Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) soykırım suçlamasıyla verdiği yakalama kararlarına dayanarak, iki isim için kırmızı bülten (red notice) talebinde bulundu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın talimatıyla Adalet Bakanlığı'na iletilen talep, uluslararası düzeyde aranmalarının sağlanmasını hedefliyor. Bakanlık yetkilileri, sürecin Interpol nezdinde takip edildiğini ve gerekli hukuki adımların atıldığını açıkladı.
Bakan Gürlek'ten resmi açıklama
İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu ve Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım'ın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla ilgili olarak, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "UCM'nin 14 Temmuz 2026 tarihinde verdiği yakalama kararları doğrultusunda, Binyamin Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında 'soykırım' suçundan uluslararası seviyede aranmaları için Adalet Bakanlığı'mızca Interpol'e kırmızı bülten talebi iletilmiştir" ifadelerine yer verildi. Bakan Gürlek, "Bu talep, uluslararası hukuk açısından önemli bir adımdır ve İsrail yönetiminin işlediği suçların hesabını vermesi gerektiğini göstermektedir" dedi.
Süreç nasıl işleyecek?
Kırmızı bülten, Interpol üyesi ülkelerin polis birimlerine, aranan kişilerin yer tespiti ve geçici olarak yakalanması için yapılan uluslararası bir bildirimdir. Türkiye'nin talebi, Interpol Genel Sekreterliği tarafından incelenecek ve uygun bulunması halinde 196 üye ülkeye dağıtılacak. Ancak kırmızı bülten, zorunlu bir yakalama emri değildir; ülkeler kendi hukuk sistemlerine göre karar verir. Uzmanlar, Netanyahu ve Gallant'ın seyahatlerinde kısıtlamalar yaşayabileceğini ve bazı ülkelerde gözaltına alınabileceğini belirtiyor.
Türkiye'nin Filistin politikası bağlamında değerlendirme
Türkiye, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'deki saldırıları nedeniyle İsrail'i defalarca kınamış ve uluslararası topluma seslenmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail yönetimini 'soykırım yapmakla' suçlamış, BM'ye ve UCM'ye başvuruda bulunmuştu. Bu kapsamda Türkiye, UCM'nin daha önce İsrailli yetkililer hakkında verdiği kararları desteklemişti. Kırmızı bülten talebi, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin bir yansıması olarak okunuyor. Ancak bazı hukukçular, Türkiye'nin UCM'ye taraf olmadığını ve bu talebin sembolik bir anlam taşıdığını, ancak uluslararası kamuoyu üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, İsrail hükümeti, UCM'nin kararlarını 'siyasi' olarak nitelendirerek reddettiğini açıklamıştı. Netanyahu'nun danışmanları, Türkiye'nin talebinin 'gerçekçi olmadığını' savundu. Ancak Türk yetkililer, hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceğini ve uluslararası toplumun vicdanına seslenildiğini vurguladı.
Bu gelişme, Türkiye ile İsrail arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da tırmandırabilir. Ancak Ankara'nın kararlılığı, Filistin davasına olan bağlılığını gösteriyor. Önümüzdeki günlerde Interpol'den gelecek yanıt, sürecin nasıl ilerleyeceğini belirleyecek.