İstanbul’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptığı açıklamalar, İran yönetiminden peş peşe sert tepkiler almasına neden oldu. Trump’ın İran’a yönelik tehditkar söylemlerine karşılık, İran Meclisi Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü, “Eğer ABD herhangi bir askeri harekete kalkışırsa, tek bir Amerikan askeri bile sağ olarak geri dönemeyecek” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Açıklamaları ve Tahran’ın Yanıtı
NATO Zirvesi’nde konuşan Trump, İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleriyle ilgili sert uyarılarda bulundu. “İran’ın saldırganlığına daha fazla izin vermeyeceğiz” diyen Trump, gerekirse askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceklerini ima etti. Bu sözler, Tahran’da adeta ateş hattını tetikledi. İran Meclisi Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, “Trump ve yönetimi, İran’ın kararlılığını test etmemelidir. Bölgemizde herhangi bir Amerikan askeri varlığı, anında hedef haline gelecektir. Tek bir asker bile sağ dönmeyecektir” dedi.
İran’dan Gelen Diğer Tepkiler
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de Trump’ın sözlerine tepki göstererek, “NATO, ABD’nin maceralarına ortak olmamalıdır. İran, kendi topraklarını ve çıkarlarını savunma hakkına sahiptir” ifadelerini kullandı. Ayrıca İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı kaynaklar, “Eğer ABD, İran’a karşı en ufak bir adım atarsa, bölgedeki tüm Amerikan üsleri hedef tahtasına dönecektir” şeklinde tehditler savurdu. İran yönetimi, aynı zamanda müttefiklerine de çağrı yaparak, “Bölgesel güçler, ABD’nin bu provokasyonlarına karşı uyanık olmalıdır” dedi.
Arka Plan ve Bağlam
İran ve ABD arasındaki gerilim, son yıllarda özellikle nükleer anlaşmanın Trump yönetimi tarafından tek taraflı olarak terk edilmesiyle tırmanmıştı. Trump, İran’a yönelik ‘maksimum baskı’ politikasını sürdürürken, Tahran da uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak karşılık vermişti. İki ülke arasında yaşanan son flaş gelişmeler, Basra Körfezi’nde askeri gerilimi yeniden alevlendirebilir. Uzmanlar, bu tür söylemlerin bölgesel bir çatışmayı tetikleme riski taşıdığı konusunda uyarıyor.
NATO Zirvesi’nin ardından tansiyonun düşürülmesi için diplomatik çabaların artırılması beklenirken, İran’ın bu açık tehdidi, uluslararası toplumda endişeyle karşılandı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, iki tarafa da itidal çağrısı yaptı. Ancak Tahran yönetiminin söylemi, herhangi bir geri adım atmayacağını gösteriyor.
Bu gelişmeler ışığında, İran ve ABD arasındaki buz dağının erimeyeceği, aksine daha da büyüyebileceği değerlendiriliyor. Trump’ın zirvede kullandığı dil, Tahran’da “savaş çığırtkanlığı” olarak nitelendirilirken, taraflar arasındaki çekişmenin bir süre daha devam edeceği anlaşılıyor. İran’ın askeri kapasitesi ve bölgesel nüfuzu göz önüne alındığında, bu retoriğin kısa vadede gerçek bir çatışmaya dönüşme olasılığı düşük olsa da, yanlış bir adımın büyük sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır.