İran ordusu, İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısına misilleme olarak İsrail topraklarına yönelik bir dizi füze saldırısı başlattı. Saldırı, ateşkesin imzalanmasının ardından bugün gerçekleşen ilk büyük askeri çatışma olarak kayıtlara geçti. İranlı yetkililer, yaptıkları açıklamada İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını genişletmesi halinde daha sert adımlar atılacağını duyurdu. Bu gelişme üzerine ABD’nin eski Başkanı Donald Trump, konuya ilişkin ilk açıklamasını yaparak tarafları itidal davet etti.
İsrail’in Beyrut Saldırısı ve Ateşkes İhlali
İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen bugün Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi. Saldırıda, Hizbullah’a ait olduğu belirtilen bir askeri hedefin vurulduğu bildirildi. İsrailli yetkililer, operasyonun “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştirildiğini ve ateşkesi ihlal etme amacı taşımadığını savundu. Ancak Lübnan yönetimi, bu saldırıyı “açık bir ihlal” olarak nitelendirdi ve derhal Birleşmiş Milletler’e şikayette bulundu. Dahiye bölgesi, Hizbullah’ın kalesi olarak biliniyor ve daha önce İsrail’in yoğun bombardımanına maruz kalmıştı.
İran’dan Füze ile Misilleme
İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Lübnan’daki saldırısına yanıt olarak İsrail topraklarına doğru bir dizi balistik füze fırlattı. İsrail Savunma Kuvvetleri, füzelerin büyük bir kısmının havada imha edildiğini ancak bazılarının açık alanlara düştüğünü açıkladı. Olayda şu ana kadar ciddi bir can kaybı bildirilmedi. İran’dan yapılan resmi açıklamada, bu saldırının İsrail’in Lübnan’daki provokasyonlarına karşı “orantılı bir caydırıcılık” olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını genişletmesi veya İran’ın eylemlerine karşılık vermesi halinde çok daha büyük bir operasyonla karşılaşacağı uyarısı yapıldı.
Trump’tan İlk Tepki
ABD’nin eski Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti. Trump, “İran ve İsrail arasındaki gerilimin kontrolden çıkmasına izin verilmemeli. Her iki taraf da akıllı olmalı ve diplomatik yolları tercih etmeli” ifadelerini kullandı. Trump’ın bu açıklaması, eski Başkan’ın Orta Doğu’daki gelişmelere olan ilgisini yeniden gözler önüne serdi. Uzmanlar, Trump’ın bu tutumunun, başkanlığı döneminde İran’a karşı uyguladığı maksimum baskı politikasından farklı bir çizgiyi temsil ettiğini yorumluyor.
Bölgesel Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Olay, bir süredir nispeten sakin seyreden İsrail-İran-Lübnan üçgeninde tansiyonu yeniden yükseltti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı çağrısı yaparken, Avrupa Birliği ve birçok Arap ülkesi taraflara “sükunet çağrısı” yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, “gerilimden kaçınılması” gerektiğini vurguladı. Bu arada İran’ın füze saldırısının hemen ardından ham petrol fiyatlarında yüzde 2’lik bir artış yaşandı. Ekonomistler, olası bir geniş çaplı çatışmanın enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bağımsız Değerlendirme
İran’ın misilleme saldırısı, bölgedeki caydırıcılık doktrininin yeniden canlandığına işaret ediyor. İsrail’in ateşkes ihlali olarak yorumladığı Beyrut saldırısı, İran’ın Lübnan’daki varlığına karşı bir meydan okuma olarak görülebilir. Tarafların şu an için doğrudan bir savaştan kaçındığı ancak gölge savaşın yoğunlaştığı bir dönemde, bu tür karşılıklı adımların kontrolsüz bir şekilde tırmanma riski mevcut. Uluslararası toplumun arabuluculuk çabaları şimdi her zamankinden daha kritik; zira bölgesel bir savaşın hem insani hem de ekonomik sonuçları feci boyutlara ulaşabilir.