İran, ABD ile ciddi müzakerelerin başlaması için Tahran yönetiminin belirlediği 7 şartın kabul edilmesini istedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, deniz ablukasının kaldırılmasından yaptırımların sonlandırılmasına, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasından savaş gemilerinin geri çekilmesine kadar bir dizi talebi sıraladı. Bakıri, bu şartlar yerine getirilmedikçe müzakerelerin başlamayacağını vurguladı.
İran'ın 7 maddelik şart listesi
Ali Bakıri'nin açıklamasına göre İran'ın müzakereler için öne sürdüğü şartlar şunlar:
- Deniz ablukasının kaldırılması
- Uygulanan tüm yaptırımların sonlandırılması
- Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması
- Bölgedeki savaş gemilerinin geri çekilmesi
- İran'a yönelik askeri tehditlerin sona erdirilmesi
- Nükleer anlaşmadan çekilmenin geri alınması
- İranlı yetkililere yönelik seyahat yasaklarının kaldırılması
Bakıri, bu maddelerin İran'ın ulusal güvenliği ve egemenlik hakları açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti. Ayrıca, ABD'nin geçmişte verdiği sözleri tutmadığını hatırlatarak, somut adımlar görülmeden müzakere masasına oturulmayacağını söyledi.
ABD cephesinden henüz yanıt yok
İran'ın bu açıklamasına ABD yönetiminden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Washington'ın daha önce yaptırımların kademeli olarak kaldırılması konusunda istekli olduğu biliniyor. Uzmanlar, İran'ın öne sürdüğü şartların önemli bir kısmının ABD tarafından kabul edilmesinin zor olduğunu değerlendiriyor. Özellikle deniz ablukasının kaldırılması ve savaş gemilerinin geri çekilmesi gibi askeri içerikli talepler, görüşmelerin başlamasını geciktirebilir.
İran ile ABD arasındaki gerilim, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla derinleşmişti. Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılmasını müzakerelerin ön koşulu olarak görüyor.
Bölgesel dengeler ve olası etkiler
İran'ın 7 maddelik şartı, bölgesel ve küresel dengeler açısından kritik bir eşik olarak yorumlanıyor. Körfez'deki deniz ablukası, İran'ın petrol ihracatını doğrudan etkiliyor ve ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Dondurulmuş varlıklar ise milyarlarca doları buluyor ve İran'ın finansal sistemine erişimini kısıtlıyor.
Diğer yandan, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve İran'a yönelik tehdit algısı, Tahran'ın güvenlik endişelerini artırıyor. İran, özellikle son dönemde artan askeri hareketlilikten rahatsız.
Uzmanlar, İran'ın bu açıklamasının bir müzakere taktiği olabileceğini, ancak aynı zamanda Tahran'ın ciddi tavrını gösterdiğini belirtiyor. Orta Doğu'daki istikrar için kritik olan bu süreçte, tarafların esnek davranması gerektiği vurgulanıyor.
Uluslararası toplumun tutumu
Avrupa Birliği ve diğer aktörler, İran ile ABD arasında diyalog kanallarının açık tutulmasından yana. Ancak İran'ın şartlarının tümünün kabul edilmesi, Batı'nın İran'a yönelik politikalarında köklü bir değişiklik anlamına geleceği için kısa vadede zor görünüyor.
Rusya ve Çin ise İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını destekliyor ve müzakerelerin bir an önce başlaması çağrısında bulunuyor. Bu ülkeler, İran ile ekonomik ilişkilerini derinleştirmek istiyor.
İran'ın 7 maddelik şartı, ABD'nin vereceği yanıta göre şekillenecek. Eğer Washington esneklik gösterirse, müzakereler için bir kapı aralanabilir. Aksi halde, gerginlik daha da tırmanabilir. Bölge halkları ve küresel enerji piyasaları, bu süreci yakından izliyor.
Sonuç olarak, İran'ın açıklaması, diplomasi trafiğinin yeniden hareketleneceğini gösteriyor. Ancak tarafların birbirine güvenmediği bir ortamda, 7 maddelik şartın kabulü kolay değil. Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamalar, sürecin yönünü belirleyecek.