İsrail'de bugün gerçekleştirilen genel seçimler, ülkenin siyasi geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Cumhuriyet'e konuşan hukukçu Yunus Emre Erdölen ve İsrail uzmanı Dr. Remzi Çetin, seçim sonuçlarının kolay bir hükümet kurulumuna izin vermeyeceğini ve ülkenin yeniden sandık başına gitme ihtimalinin güçlü olduğunu belirtti. Anketlere göre Başbakan Binyamin Netanyahu ve ana rakibi Eisenkot'un hükümet kurmak için gereken çoğunluğu elde edemeyeceği öngörülüyor.
Anketler Koalisyon İçin Yeterli Çoğunluğa İşaret Etmiyor
Yunus Emre Erdölen, yaptığı değerlendirmede, mevcut anket verilerinin Netanyahu liderliğindeki Likud Bloku ile muhalefetteki partiler arasında büyük bir fark olmadığını, ancak hiçbir tarafın hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamadığını ifade etti. Erdölen, "Seçim sonuçları ne olursa olsun, koalisyon müzakerelerinin uzun ve çetin geçeceği kesin. Netanyahu ve Eisenkot'un kolayca hükümet kuramayacakları anketlerde açıkça görülüyor. Bu durum, İsrail'in yeniden seçime gitmesine yol açabilir" dedi.
Erdölen ayrıca, İsrail'de seçim barajının %3,25 olduğunu hatırlatarak, küçük partilerin Meclis'e girmesinin koalisyon hesaplarını daha da karmaşık hale getireceğini vurguladı. "Knesset'te temsil edilecek her parti, hükümet kurma sürecinde kilit rol oynayabilir. Bu da istikrarsızlığı artırıyor" diye ekledi.
Dr. Remzi Çetin: Netanyahu'nun Siyasi Geleceği Belirsiz
İsrail uzmanı Dr. Remzi Çetin ise, seçim sonuçlarının Netanyahu'nun siyasi kariyeri açısından da belirleyici olacağını söyledi. Çetin, "Netanyahu'nun İsrail siyasetinden birdenbire silinmesi beklenmemeli. Ancak yolsuzluk davaları ve artan siyasi kutuplaşma, onun konumunu zayıflatmış durumda. Seçim sonrası koalisyon görüşmelerinde Netanyahu'nun nasıl bir rol oynayacağı, İsrail'in iç ve dış politikasını doğrudan etkileyecek" ifadelerini kullandı.
Çetin, ayrıca İsrail'de son yıllarda art arda yapılan seçimlerin halkta yorgunluk yarattığını ve siyasi istikrarsızlığın ekonomik sorunları derinleştirdiğini belirtti. "İsrail halkı artık kalıcı bir hükümet görmek istiyor. Ancak mevcut siyasi yapı, bu talebi karşılamaktan uzak" dedi.
Seçimlerin Olası Sonuçları ve Senaryolar
İsrail'deki seçim sistemi, nispi temsil esasına dayanıyor ve ülke 120 sandalyeli Knesset'i belirlemek için sandık başına gidiyor. Seçim sonrası Cumhurbaşkanı, hükümet kurma görevini önce en çok sandalye kazanan parti liderine veriyor. Ancak koalisyon görüşmeleri genellikle haftalar, bazen aylar sürüyor. Eğer hükümet kurulamazsa, Cumhurbaşkanı bir başka partiliden hükümet kurmasını isteyebilir veya Meclis'e yeni seçim kararı aldırabilir.
Uzmanlar, bu seçimde de benzer bir kilitlenme yaşanması halinde, İsrail'in 2019-2021 arasında olduğu gibi art arda dört seçime daha gitmek zorunda kalabileceğini belirtiyor. Böyle bir durum, ülkenin siyasi istikrarsızlığını daha da derinleştirebilir.
Uluslararası Yansımalar ve Türkiye-İsrail İlişkileri
İsrail'deki siyasi belirsizlik, bölgesel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Türkiye-İsrail ilişkileri son yıllarda normalleşme sürecine girmişken, yeni hükümetin nasıl şekilleneceği iki ülke arasındaki diyalogun seyrini etkileyebilir. Dr. Remzi Çetin, "İsrail'de istikrarlı bir hükümetin kurulması, bölgesel iş birlikleri ve ekonomik ilişkiler açısından önemli. Ancak koalisyon belirsizliği, Türkiye ile ilişkilerde de yavaşlamaya yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, ABD yönetimi de İsrail'deki seçim sonuçlarını yakından takip ediyor. Washington, İran nükleer anlaşması ve Orta Doğu barış süreci gibi konularda istikrarlı bir İsrail hükümetiyle çalışmayı tercih ediyor. Uzmanlar, seçim sonrası oluşacak hükümetin bu konulardaki tutumunun belirleyici olacağını söylüyor.
Sonuç: Yeni Seçim Kapıda mı?
İsrail'de bugünkü seçimlerin kesin sonuçları henüz açıklanmadı, ancak anketler ve uzman yorumları, ülkenin yeni bir siyasi krizle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Koalisyon müzakerelerinin çıkmaza girmesi halinde yeniden seçim olasılığı giderek güçleniyor. Bu durum, İsrail'in iç politikasında istikrar arayışını sürdüreceğini ve bölgesel aktörlerin de gelişmeleri dikkatle izlediğini ortaya koyuyor.