ABD ile İran arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptı, dünya kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç haline gelirken, A Haber muhabiri Ekber Karabağ, sıcak bölgenin kalbi Tahran'da halkın nabzını tuttu. Tahran'ın farklı noktalarında vatandaşlara mikrofon uzatan muhabir, İranlıların mutabakata bakışını ve beklentilerini kaydetti. Görüştüğü kişilerin büyük çoğunluğu, Dini Lider Ali Hamaney'in kararlarına güvendiklerini ve hangi yönde karar verirse vereceğini destekleyeceklerini ifade etti. Özellikle gençler ve esnaf, mutabakatın ekonomik yansımalarına odaklanırken, daha yaşlı kesim ulusal güvenlik vurgusu yaptı.
Tahran sokaklarında tek ses: Liderimiz bilir
A Haber muhabiri Ekber Karabağ'ın mikrofon uzattığı Tahranlılar, mutabakat sürecinde en kritik rolün Dini Lider Hamaney'de olduğunu belirtti. Bir esnaf, "Siyasi konular bizi aşar. Liderimiz ne karar verirse biz onun yanındayız. Onun aklı ve tecrübesi her şeyin üstündedir" dedi. Benzer ifadeler kullanan genç bir üniversite öğrencisi ise, "Amerika'ya güven olmaz. Liderimiz bugüne kadar hep doğru kararlar aldı. Mutabakat olursa şartlarını dikte eder, olmazsa başka yollar bulur. Biz arkamızda duruyoruz" şeklinde konuştu. Görüşülenler arasında mutabakata temkinli yaklaşanlar da vardı. Bir ev kadını, "Konuşmalar iyi ama sonuç alamadıkça halk sıkılıyor. Umarım Liderimiz halkın refahını da düşünerek karar verir" ifadelerini kullandı. Sokak röportajlarında halkın, Hamaney'in ulusal çıkarları koruyacağına dair güçlü bir inanç taşıdığı gözlemlendi.
Mutabakatın perde arkası ve toplumsal beklentiler
İran ile ABD arasında nükleer anlaşma ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda dolaylı müzakereler aylardır devam ediyor. Son haftalarda tarafların bir metin üzerinde uzlaştığı ve kısa süre içinde imzalanabileceği yönünde haberler basına yansıdı. Ancak İran yönetimi, müzakerelerdeki son sözün Dini Lider Hamaney'de olduğunu sıkça vurguluyor. Tahran Üniversitesi siyaset bilimi bölümünden Prof. Dr. Alirıza Necmi, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "İran toplumu yıllardır yaptırımların ağırlığını hissediyor. Halk umutlu ama ihtiyatlı. Liderlik kurumuna duyulan güven, siyasi istikrarın en önemli dayanağı" dedi. Ekonomik beklentilerin yanı sıra, Tahranlıların bir kısmı mutabakatın İran'ın uluslararası izolasyonunu kırmasına da önem veriyor. Bir kuyumcu, "Döviz fiyatları ve enflasyon canımızı yakıyor. Mutabakat olursa ekonomik rahatlama olur. Ama Liderimiz şartları belirler, biz ona güveniriz" yorumunda bulundu. Karabağ'ın kaydettiği görüntülerde, halkın Hamaney'e olan bağlılığının mutabakat sürecinde belirleyici bir faktör olduğu açıkça görülüyor.
Öte yandan, mutabakatın içeriğine dair henüz resmi açıklama yapılmadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, son haftalarda yaptığı açıklamalarda, "Müzakereler olumlu bir atmosferde ilerliyor. Ancak henüz imza aşamasında değiliz. Liderimizin belirlediği çerçevede hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. ABD tarafı ise anlaşma sağlanması halinde yaptırımların kademeli olarak kaldırılabileceğini sinyallerini verdi. Bölgesel dengeleri etkileme potansiyeli taşıyan bu gelişme, Ortadoğu'daki aktörler tarafından da yakından izleniyor. İran kamuoyunun sükuneti ve liderliğe olan güveni, ülkenin kriz anlarındaki toplumsal dayanıklılığının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Uzun vadede mutabakatın sağlanıp sağlanamayacağı sorusu cevapsız kalırken, Tahran sokaklarının mesajı net: Karar Hamaney'in, destek halkın.
Bağımsız bir gözle bakıldığında, İran'da Dini Lider'in karar alma sürecindeki merkezi rolü, toplumda siyasi bir mutabakatın da göstergesi. Ekonomik zorluklara rağmen halkın yönetime duyduğu güven, İran'ın iç siyasetindeki istikrarın anahtarı. Ancak batılı analistler, bu güvenin sürekli olmadığını ve mutabakatın sağlanamaması halinde toplumsal hoşnutsuzluğun artabileceğini belirtiyor. Mutabakatın imzalanması durumunda ise bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillenmesi bekleniyor.