İran Sağlık Bakanlığı, ABD'nin 27 Haziran tarihinden itibaren ülkeye yönelik düzenlediği hava ve füze saldırılarında şu ana kadar 50 kişinin hayatını kaybettiğini, 500'den fazla kişinin ise yaralandığını resmi olarak açıkladı. Bakanlık sözcüsü, ölü ve yaralı sayılarının artabileceğini belirterek, saldırıların özellikle sivil yerleşim alanlarını ve ekonomik altyapıyı hedef aldığını vurguladı. Bu açıklama, uluslararası toplumda tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Saldırıların Detayları ve Hedefleri
İran Sağlık Bakanlığı yetkilileri, ABD saldırılarının çoğunlukla gece saatlerinde gerçekleştiğini ve en az 10 farklı eyalette etkili olduğunu bildirdi. Saldırılardan en çok etkilenen bölgeler arasında başkent Tahran, İsfahan, Şiraz ve Meşhed öne çıkıyor. Resmi raporlara göre, saldırılarda 400 sivil, 100 askeri personel yaralandı; 32 sivil ve 18 asker yaşamını yitirdi. Ayrıca iki hastane, üç köprü ve birkaç enerji santrali hasar gördü. Yaralıların 120'si hala hastanelerde tedavi altında bulunuyor.
Uluslararası Tepkiler
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrılırken, Rusya ve Çin saldırıları kınadı. Avrupa Birliği ise itidal çağrısında bulundu. İran Dışişleri Bakanı, ABD'nin bu saldırılarının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu söyleyerek, misilleme hakkını saklı tuttuklarını ifade etti. Bölgedeki petrol fiyatlarının saldırıların ardından yüzde 5 yükseldiği bildiriliyor.
Ekonomik Etkiler
ABD'nin saldırıları, İran ekonomisini zaten zor durumda olan yaptırımlar altında daha da kırılgan hale getirmiştir. Enerji tesislerine yönelik saldırılar, iç piyasada akaryakıt sıkıntısına yol açarken, rial döviz kuru hızla değer kaybetmektedir. İran Merkez Bankası, piyasaları dengelemek için müdahale kararı aldı. Ekonomistlere göre, saldırıların yol açtığı hasarın onarımı için en az 10 milyar dolara ihtiyaç duyuluyor.
Tarihsel Bağlam ve Değerlendirme
ABD ile İran arasındaki gerilim, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle başlayan bir dizi tırmanmanın son halkası olarak görülüyor. İran Sağlık Bakanlığı'nın duyurduğu bu son rakamlar, iki ülke arasında olası bir sıcak çatışma endişelerini artırmıştır. Uzmanlar, böyle bir çatışmanın tüm Ortadoğu'yu istikrarsızlaştırabileceği ve küresel enerji piyasalarında şok dalgalarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Her ne kadar diplomatik kanallar hala açık olsa da, bu seviyedeki askeri mobilizasyon sivil kayıpların ve gerginliğin daha da artacağına işaret ediyor.