İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin ABD ile devam eden müzakerelerde hakları tam olarak güvence altına alınana kadar hiçbir anlaşmayı onaylamayacağını duyurdu. İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre Kalibaf, Meclis'in çevrimiçi oturumunda yaptığı konuşmada, müzakere sürecinde İran'ın çıkarlarının korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Tahran yönetiminin nükleer müzakerelerdeki tutumunu net bir şekilde ortaya koyarken, uluslararası kamuoyunda dikkatle izleniyor.
Kalibaf'tan Sert Mesajlar
Kalibaf, Meclis oturumunda yaptığı konuşmada, "İran İslam Cumhuriyeti'nin hakları ve çıkarları tam anlamıyla güvence altına alınana kadar hiçbir anlaşmayı onaylamayacağız" ifadelerini kullandı. Meclis Başkanı, müzakere heyetine de bu doğrultuda talimat verdiğini belirterek, "Müzakerecilerimiz, kırmızı çizgilerimizi koruyarak hareket etmeli ve ülkemizin yararına olmayan hiçbir metni imzalamamalıdır" dedi. Kalibaf, özellikle ekonomik yaptırımların kaldırılması ve nükleer programla ilgili garantiler konusunda somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
İran Meclis Başkanı ayrıca, müzakere sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve Meclis'in bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kalibaf, "Müzakerelerin her aşamasında Meclis'in denetimi ve onayı esastır. Hükümet, bu süreçte Meclis ile iş birliği içinde olmalıdır" şeklinde konuştu.
Nükleer Müzakerelerde Son Durum
İran ve ABD arasında, 2015 yılında imzalanan ve resmi adı Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olan nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için Viyana'da aylardır müzakereler yürütülüyor. ABD'nin 2018'de anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasının ardından İran da nükleer yükümlülüklerini askıya almıştı. Taraflar, anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesi konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirtse de, özellikle yaptırımların kapsamı ve İran'ın nükleer faaliyetlerine yönelik garantiler konusunda anlaşmazlıklar devam ediyor.
Uzmanlar, Kalibaf'ın açıklamasının İran'ın müzakere pozisyonundaki katılığı yansıttığını belirtiyor. Özellikle muhafazakar kanadın, anlaşmayı onaylamadan önce ABD'den somut adımlar görmek istediği ifade ediliyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da daha önce yaptığı açıklamalarda, anlaşmaya varılması durumunda Meclis'in onayından geçeceğini vurgulamıştı.
Tahran'ın Kırmızı Çizgileri
İran yönetimi, nükleer müzakerelerde üç ana kırmızı çizgi belirlemiş durumda: Tüm ekonomik yaptırımların kaldırılması, nükleer programının barışçıl olduğunun tanınması ve ABD'nin anlaşmadan bir daha çekilmeyeceğine dair güvence verilmesi. Kalibaf, Meclis'in bu kırmızı çizgilere sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve bu şartlar karşılanmadan hiçbir anlaşmanın Meclis'ten geçmeyeceğini yineledi.
İran Meclisi, ülkede yasama organı olarak görev yapmakta ve uluslararası anlaşmaları onaylama yetkisine sahip. Bu nedenle Kalibaf'ın açıklamaları, müzakere sürecinde Meclis'in oynayacağı kritik rolü bir kez daha ortaya koyuyor.
Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, müzakerelerin ilerlediği ancak henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığı belirtildi. ABD, İran'ın nükleer faaliyetlerine yönelik endişelerini sürdürürken, Tahran ise yaptırımların derhal kaldırılması gerektiğini savunuyor.
İran'ın bu tutumu, uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açıyor. Bazı ülkeler İran'ın taleplerini haklı bulurken, bazıları ise Tahran'ı müzakere masasında esneklik göstermeye çağırıyor. Özellikle Avrupa Birliği, anlaşmanın bir an önce yeniden yürürlüğe girmesi için arabulucu rolü üstleniyor.
Bağımsız Değerlendirme
İran Meclis Başkanı Kalibaf'ın bu net ve sert açıklamaları, Tahran'ın nükleer müzakerelerdeki kararlılığını gösteriyor. Ancak bu tutumun müzakereleri daha da karmaşık hale getirebileceği endişesi de var. İran, geçmişteki anlaşma deneyimlerinden ders çıkararak, bu kez daha sağlam garantiler istiyor. Öte yandan, ABD'nin iç siyasi dinamikleri ve İran'ın ekonomik baskı altında olması, tarafları uzlaşmaya zorlayan faktörler arasında. Önümüzdeki günlerde Viyana'da yapılacak müzakerelerde, Kalibaf'ın çizdiği kırmızı çizgilerin ne kadar esneyebileceği belirleyici olacak.